Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3044 E. 2011/8084 K. 25.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3044
KARAR NO : 2011/8084
KARAR TARİHİ : 25.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Noterliğinin 19.03.2009 tarihli düzenleme şeklindeki senediyle davalının kendisinden 460 gr. has altın aldığını ve 30.11.2009’da iade edeceğini taahhüt etmesine rağmen bu zamana kadar ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12141 E. sayılı icra dosyası ile icra takibine geçtiğini, davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu borcun faizli borç olup, davacı hakkında C.Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, dava konusu olayı bilen tanıklarının mevcut olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflara delil bildirmek üzere süre verildiği, davacının süresi içinde delil listesini sunduğu, davalıya yeniden süre verilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir delil ibraz edilmediği gibi, HUMK 163. maddesi gereğince ikinci kez verilen sürenin kesin süre olması nedeniyle delil bildirme talebinin kabul görmediği; ayrıca dava konusu senedin İİK’nun 68. maddesinde öngörülen senetlerden olması sebebiyle aksinin ancak bu nitelikte bir belge ile ispatı mümkün olduğundan, davalının da 460 gr has altını ödediğini ispatlayamadığından davanın kabulüne, davalının … 4. İcra Müdürlüğünün 2009/12141 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
2011/3044-8084
1-Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlandığı 08.06.2010 tarihli duruşmada davalı veya vekili duruşmada bulunmadığı sırada mahkemece taraflara dava ile ilgili tüm delillerini ibraz etmek üzere süre verilmiş, davalı vekilinin duruşmaya katıldığı bir sonraki 29.7.2010 tarihli duruşmada davalı tarafa delillerini ibraz etmek süre 15 günlük süre verildikten sonra 09.11.2010 tarihli duruşmada davalı tarafa daha öncesinde iki kez delil bildirmek için süre verildiğinden davalı vekilinin delil bildirme talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalıya usulüne uygun olarak delil bildirmek için 2. defa mehil verilmemiş olup, bu durum HUMK 163. maddesinde düzenlenen kesin mehilin sonuçlarını doğurmayacaktır. O halde mahkemece usulüne uygun olarak delil bildirmek üzere davalı tarafa 2. defa mehil verildikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 1. bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 408.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.