Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13289 E. 2011/8637 K. 01.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13289
KARAR NO : 2011/8637
KARAR TARİHİ : 01.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili … ile davalı … Oto Tic. A.Ş vekili avukat… gelmiş diğer davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 11.02.2008 tarihinde …marka reflex gümüş gri araç satın aldığını, aracını yıkayıp temizlerken sol ön çamurluk montaj kapı civatasında paslanma görmesi üzerine aracı 17.12.2008 tarihinde servise götürdüğünü, servis yetkilisinin sol ön çamurlukta vernik matlaşması, üst kısmında bant izi ve boyasında ton farkı görmesi üzerine aracın boyalı olduğundan şüphe duyduğunu belirttiğini ve bu yönde yetkili servislerin ana merkezinden boya ölçüm cihazı istediğini ve aracın fotoğraflarının çekildiğini ancak inceleme sonucunda yapılan ölçümlerin fabrika standartlarında olduğunun belirtildiğini ancak çevresinde bulunan ve bu alanda uzman kişilerin aracın ayıplı olduğunu söylemeleri üzerine tespit talebinde bulunduğunu ve 02.02.2009 tarihinde tanzim edilen bilirkişi raporunda, sol ön çamurluktaki boya kalınlığının diğer çamurluğu göre %31 fazla olması, vernik matlaşması, boya kabarması ve bant izi nedeniyle aracın satım alınmadan önce sol çamurluğunun darbeye maruz kaldığının ve sonradan boya ve rütuş işlemine tabi tutulduğunun ayrıca çamurluk tespit civatalarındaki paslanmanın da çamurluğun sökülmesi ve takılması sırasında anahtar kullanılmasından 2010/13289-2011/8637 kaynaklandığının bildirildiğini buna göre aracın kendisine ayıplı olarak satılmış olduğunu belirterek ayıplı aracın satış bedelinin iadesi ile maddi ve manevi zararlarının karşılanması için 5.000.00.TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … şirketi ile… Otomotiv şirketi; araçta ayıp bulunmadığını, araç üzerindeki boya kalınlıklarının üretici standartlarında olduğunu, araçtaki ön çamurluk bağlantılarının civata vasıtasıyla sağlanması nedeniyle herhangi bir amaçla sökülüp takılabileceğini, araç üzerinde fabrika çıkışından sonra herhangi bir boya tamir işi gerçekleşmediğini, boyanın orjinal olduğunu, bedel iadesi için yasal mevzuatın aradığı koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Davalı …, davacıya kullandırılan kredinin bağlı kredi olmadığını, serbest kredi olduğunu, tahsis ettikleri kredi ile davacının istediği yerden istediği otomobili alması nedeniyle kredi kullandıran sıfatı ile diğer davalılarla bilrilke bir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aldırılan 2. bilirkişi raporu benimsenerek dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan kredi ile satın aldığı aracın boya kusurları olduğundan ayıplı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının 11.02.2008 tarihinde satın aldığı aracın sol ön çamurluk montaj kapı civatasında paslanma görmesi üzerine 17.12.2008 tarihinde yaptığı müracaat üzerine tutulan servis raporu ve … emrinde aracın sol ön çamurluğunda vernik matlaşması, üst kısmında bant izi ve boyasında ton farkı olduğunun belirlendiği ancak gerekli aletler ile yapılan inceleme sonucunda boyanın fabrika standartlarında olduğunun servis tarafından davacıya bildirildiği ancak sonradan davacının tespit talebinde bulunarak aldığı rapora istinaden bu davayı açtığı, davalı … şirketi ile… Otomotiv şirketi tarafından araç üzerinde fabrika çıkışından sonra herhangi bir boya tamir işinin gerçekleşmediğinin, boyanın orjinal olduğunun kabul edildiği dosya kapsamına göre sabittir. Mahkemece, yargılama sırasında aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp olup olmadığı yönünde aldırılan 1. bilirkişi raporunda, “yetkili servisçe yapılan inceleme sonucunda düzenlenen servis kaydında belirtilen sol ön çamurlukta vernik matlaşması, çamurluk üst kısmında bant izi ve montaj civatası paslanması nedeniyle sol ön çamurluğun imalat sonrasında ancak satıştan sonra tamirat yapıldığına dair delil bulunmaması nedeniyle satıştan önce bir kere daha 2010/13289-2011/8637 boyandığı şüphesini verdiği ancak boya üzerindeki bu izlerin gözle incelemede fark edilebileceği için açık ayıp niteliğinde olduğu; 2. bilirkişi raporunda, aracın sol çamurluğunda fabrikasyon harici boya olmadığı, mevcut boyanın normal değerler arasında bulunduğu, sol ön çamurluktaki boya farkının hemen görülebilir nitelikte açım ayıp olmadığı ancak özenle incelenmesi veya konusunda uzman olan kişilerin tetkiki neticesinde tespit edilebilir nitelikte olduğu, çamurluğun tespitinde kullanılan civatalardaki paslanmanın ise açık ayıp niteliğinde olduğu, boya eyleminin 4077 sayılı Yasa kapsamında ayıp niteliğinde olmadığı, bu hususun üründen beklenen faydayı ortadan kaldırmadığı gibi satışı halinde de değer kaybına neden olmadığı; belirtilmiş ve böylece her iki rapor arasında birbiriyle ve kendi içlerinde çelişki doğması nedeniyle bunların giderilmesi yönünde, alanlarında uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti marifetiyle araç üzerinde keşif ve inceleme de yapılarak aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise gizli ayıplı olup olmadığı hususlarının taraf ve yargı denetimine uygun şekilde belirlenmesi ayrıca kredi veren davalı …’ ın davacıya verdiği kredinin 4077 Sayılı Yasanın 10/5. madde ve fıkrası kapsamında bağlı kredi olup olmadığı yönünde taraf delilleri celbedilerek, belgeler üzerinde inceleme yapılıp, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 01.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.