YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14325
KARAR NO : 2011/4144
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olup davalı ile yaptığı sözleşmeler gereğince, 23.3.2000 tarihinden 9.5.2006 tarihine kadar davalının avukatlığını üstlendiğini, sözleşme gereğince tarafına ödenmesi gereken ücretlerin bu güne kadar tarafına ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL’nin tahsili talebinde bulunmuş, bilahare verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 37.335,55 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, birleşen dava ile davacının iade etmediği 22.531,97 TL avansın tahsili talebinde bulunmuştur.
Mahkemece,Davanın kısmen kabulü ile 17.906,16.-TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalı tarafında avans olarak ödenen bedelin tahsili için açılan dava davacının vekalet ücret alacağı davası ile birleştirilmiştir. Öyle olunca herbir dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece, asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulmaması usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Kabule göre, BK.nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacı davalıyı davadan önce
2010/14325-2011/4144
temerrüde düşürdüğünü ispatlayamamıştır. Öyle olunca davanın açılması ve ıslah edilmesi tarihlerinde davalının temerrüde düştüğünün kabulü ile 6.000,00 Tl’ye dava tarihinde, bakiye kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, ayrıca yargılama giderlerinin bir kısmı davalı tarafından karşılandığı analşılmakla, kabul ve ret oranlarına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekirken, tüm giderlerin davacı tarafından yapılmış kabul edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 21.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.