YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10291
KARAR NO : 2011/6674
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik-Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın başlık bölümünde suç yeri gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nun 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür,
1) Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Suç tarihi olan 10.12.2002’den inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.06.2010 tarih, 2010/11-98 E – 2010/143 K sayılı ilamında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda bir kişiye karşı” denilmesi karşısında, aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca,
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M
resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken; katılanın ifadesinde, senetlerin hepsinin aynı anda aynı borç için verildiği şeklindeki beyanı dikkate alınmaksızın, 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddelerinin değerlendirildiği kısımda hataya düşülerek sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağının kabul edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.