YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2251
KARAR NO : 2011/11392
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … vekili avukat Yahya Aslan gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 5.10.1998 tarihinde dava dışı … A.Ş.’de göreve başladığını, … A.Ş. ile İSKİ arasında yapılan “Hukuk Hizmetleri Protokolu” gereğince, işverenin yaptığı görevlendirme sonucu İSKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde aynı tarihte avukat olarak çalışmaya başladığını, ancak dava ve icra dosyalarından tahsil edilerek emanet hesabında biriktirilen ve davalı bünyesinde görev yapan memur avukatlara paylaştırılan vekalet ücretlerinden 5.12.2003 tarihine kadar yararlandırılmadığını, bu uygulamanın Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, Avukatlık Kanununa da aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.697,89 TL vekalet ücretinin, her bir kalem ücretin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının İSKİ’nin değil, dava dışı … A.Ş.’nin personeli olduğunu, maaş vb. bütün haklarının da bu şirket tarafından ödendiğini, dava dışı … A.Ş. ile İSKİ arasında imzalanan “Hukuk Hizmetleri Protokolü” çerçevesinde görev yapan davacının, protokol hükümleri gereğince herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının, dava dışı … A.Ş.’nin çalışanı olduğu, özlük haklarını da bu şirketten aldığı, … A.Ş. ile İSKİ arasındaki protokol hükümlerine göre de davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle, 15.697,89 TL vekalet ücreti alacağının tahsilini istemiş olup, mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, davada vekille temsil edilen davalı yararına, reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.883,64 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davalı yararına 3.135,97 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (4) no’lu bendinin 2. satırında bulunan (3.135,97 TL) vekalet ücreti miktarının karardan çıkarılarak, yerine, (1.883,64) ücret miktarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.