YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2199
KARAR NO : 2011/8609
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten muhtelif tarihlerde akaryakıt satın aldığını, aralarında 12.01.2002 tarihli hesap mutabakatı yapıldığını, satın aldığı yakıtın bedelini ödeyemediğinden davalının aleyhine icra takibine başladığını, takipten sonra borcun bir kısmının nakit bir kısmının çeklerle ödendiği halde davalının takibe devam ettiğini ileri sürerek icra takip dosyasına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı yakıtın bedelini ödeyemediğini, davalının başlattığı icra takibi sonrasında borcunu davalıya ödediğini ileri sürerek takip dosyasına borçlu olmadığının tespiti ile eldeki davayı açmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı tarafından davalıya yapılan ödemeleri gözönüne alınarak toplam ödemelerin 66.635,69 TL olduğu ödemelerin öncelikle faizlere mahsup edilmesi nedeni ile borcun devam ettiği, davacının davalı şirkete fazla ödemesi olmadığı ,kalan borcun 72.440,90 TL olduğu tespit edilmiştir. 9.04.2010 tarih itibari ile icra müdürlüğünce icra dosyası borcunun hesaplanması yapılmış ve davacının 93.658,86 TL borcu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıya halen borçlu olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine 2011/2199-8609
karar verilmiştir. HUMK’nın 381. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı Yasa’nın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK’nın 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Temyize konu edilen menfi tespit davasında davanın reddine karar verilmiş isede davacının davalı şirkete olan gerçek borç miktarının tespit edilmeden karar verildiği anlaşılmış ayrıca mankemenin taraflar arasındaki ihtilafı çözecek şekilde karar vermesi gerekirken bu hususlara riayet edilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 01.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.