Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3306 E. 2011/10994 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3306
KARAR NO : 2011/10994
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı; Dava dışı …’ın, 23.05.2007 tarihinde davalı bankadan aldığı 25.000 TL tutarlı otomobil kredisine kefil olduğunu, kredi borcu için asıl borçlunun aracının üzerinde rehinde bulunduğunu, kredi borçlusu borcunu ödemeyince asıl borçluya ve kendisine karşı … l. İcra Müdürlüğünün 2009/2219 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yönelttiğini, takibin kesinleştiğini ve maaşından haksız yere kesinti yapılacağını, yapılan işlemin haksız olduğunu belirterek davalıya ödeme emrinde belirtilen tutardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, kesilecek miktarların iadesine, icra takibinin iptaline, davalı hakkında %40 tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Davanın kabulüne, Davacının takibe konu alacaktan dolayı borcu olmadığının tespitine, Davacı ve davalının icra inkar tazminatlarının reddine, İcra dosyasında davacıdan bir kesinti yapılmadığından bu konudaki talebin reddine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap olunan 550,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm,
davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile; davalı tarafından aleyhine yürütülen icra takibinde borçlu olmadığının tespiti ile anılan icra takibi nedeni ile maaşından yapılacak kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne ve anılan takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle, temyiz olunan hükmün karar bölümünün ( 4 ) no’lu bendinde yer alan ““Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap olunan 550,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” kısmının hükümden çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.320.48 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 4.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.