Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/21036 E. 2012/7605 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21036
KARAR NO : 2012/7605
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 3367 sayılı yasa uyarınca … İli, … İlçesi,…Köyü, 116 ada 3 parsel sayılı 1.625 m2 taşınmazın 5.4.2004 tarihli ihtiyar heyeti kararınca 32.616.TL bedelle kendisine satılmasına karar verildiği, bedelini köy muhtarı olan davalıya ödediğini ve bu hususun köy karar defterine işlendiğini, ne var ki taşınmazın tescilinin yapılmadığı gibi ödediği bedelin de davalının uhdesinde kalarak sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu ileri sürerek ödenen bedelin davalıdan yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 32.616.TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 3367 sayılı yasa gereğince köy muhtarlığınca yapılan arsa tahsisi işlemine ilişkin olarak adına tescili yapılmayan taşınmazın bedelinin tahsili istemli eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacının arsa bedeli olarak 32.616.TL ödediği, bu durumun 5.4.2004 tarihli tespit belgesinde belirtildiği, tescilin yapılmaması nedeniyle ödenen bedelin iadesine karar verilmiştir. Ne var ki davalı
2011/21036-2012/7605
köy muhtarı, söz konusu bedelin ödenmediğini, bahsi geçen belgedeki ‘bedeli alındı’ yazısının kendisine ait olmadığını savunmuş ise de, Mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. Öyle olunca Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmalı, söz konusu belgedeki bedelin alındığına dair sözlerin davalının eli ürünü olup olmadığı, belgeye sonradan ilave edilip edilmediği hususlarında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelenme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Kabule göre de; davacı, kendisine tahsis edilen ancak tescili yapılmayan 116 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak talepte bulunmuş olup, 3.8.2004 tarihli “kura ve hak sahipliği tahsis belgesine” göre taşınmazın bedeli 13.000 TL olduğu halde 32.616.TL üzerinden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 485.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.