YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15183
KARAR NO : 2021/10306
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24/11/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı … şirketine … poliçesi ile sigortalı, davacının maliki olduğu aracın 28/10/2018 tarihinde karıştığı trafik kazasında meydana gelen hasar bedelinin başvuruya rağmen ödenmediğini belirterek, araç hasar bedeli olarak 136.417,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kısmen kabulü ile 125.000,00 TL’nin 15/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı tarafın itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından, itirazın kabulü ile yeniden hüküm kurularak başvurunun reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, … sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan … sigortasının teminat kapsamını belirleyen … A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.
Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde
gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin … Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, … Poliçesi Genel Şartları’nın A.5. maddesi ve TTK’nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Uyuşmazlık, rizikonun belirtilen şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla rizikonun teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davalı … şirketi tarafından düzenlenen hasar araştırma raporunda; olay yerinin fiziki durumu itibariyle aracın bile isteye tekerleklerini temizlemek amacıyla aracın dört çeker olmasına güvenerek, tekerleklerin kuma batıp aracın denize gireceği aşikar olduğu halde aracın kıyıdan deniz suyuna sokulmuş olmasının kaza tanımına girmeyeceği belirtilmiştir.
Araştırma raporuna dayanak olarak; davacı sigortacının olay anında yanında bulunan kuzeni ile yapılan telefon görüşmesi araştırma raporuna aktarılmış ise de olay tanığının bu beyan altında imzası olmayıp, beyanının esas alınması hukuken mümkün değildir. Kaldı ki davacının bilerek ve isteyerek aracını hasara uğratma kastıyla hareket ettiğine dair dosyada somut delil bulunmamaktadır.
Davalı sigortacı bu savunmasını soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Dosya içerisinde ispat yükünün değiştiğine dair somut bir delil bulunmamaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davalının diğer itirazlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.