Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/14865 E. 2012/7348 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14865
KARAR NO : 2012/7348
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı, davalıyla yaptıkları 13.09.2000 tarihli daire satım sözleşmesi gereğince 22 nolu dubleks meskeni davalıya 38.500,00 TL ya sattığını, 16.800,00 TL lık ilk ödemenin sözleşme tarihinde ödendiğini davalıya taşınmazın tapusu verilmesine rağmen davalının bakiye satış bedelini ödemediğini ileri sürerek 21.700,00 TL nın tapu devir tarihinden itibaren % 60 yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-karşı davacı, davanın reddini dilemiş; karşı dava ve birleşen dava dosyalarında, eklentinin dava tarihi itibariyle değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eklentiye kaba inşaat sırasında yaptığı masraflar bedeli olan 7.000,00 TL, apartmanın asansör kapısı ve ray sistemi, motor ve kabin işi için yaptığı 5.250,00 TL, elektrik, su abonelikleri, su deposu, hidrofor katkı payı, teraslar için harcama bedeli olarak 2.500,00 TL, Kuşadası belediyesinin müteahhit davacının borcu nedeniyle tapu kaydı üzerine koyduğu tedbirin kaldırılması için belediyeye yaptığı ödemeler bedeli 1.850,00 TL nın, daire alım satım söz.ndeki cezai şartlar bölümünde 11.11.2000 olan teslim tarihi ile tapuda teslim tarihi olan 31.5.2001’e kadar geçen süre için 6 aylık 6.630 TL cezai şart bedeli…olmak üzere 31.942,50 TL nın karşı davalıdan tahsiline karar verilsin, dedi.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı dava ve birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlık, müteahhit davacı ile davalı arasındaki konut satışından kaynaklanmakta olup, satıcı davacının kat karşılığı inşaat yaparak satan yüklenici olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise ara kararıyla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.