YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10207
KARAR NO : 2012/21197
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm :1)Sanıklar …, … ve …, haklarında, 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 53, 5271 sayılı CMK’un 231 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
:2)Sanıklar … ve …, haklarında 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 53, 58 maddeleri uyarınca mahkumiyet, mükerrirlere özgü infaz rejimi cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar …, … ve … haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sanıklar … ve …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık … müdafii, sanık … müdafii ile müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar …, … ve … haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteminin değerlendirilmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, müşteki vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanıklar … ve …, haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik müşteki vekilinin temyiz isteminin değerlendirilmesinde ise;
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın taşradaki temsilcisi konumunda bulunan Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na talimat mahkemesince duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğine rağmen yargılamaya katılmadığı, suça konu yere ilişkin Kurul kararı ve eklerinin gönderilmesi istemi ile İzmir II Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu ile Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ile ayrı ayrı yazışma yapıldığı, Aydın Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca dava konusu yere ait Kurul kararı, tescil fişi ve pafta örneği de eklenmek suretiyle her iki Kurul tarafından 05/03/2008 ve 05/03/2008 tarihli cevabi yazılarının mahkemeye gönderildiği, böylece müşteki kurumun sanıkların eyleminden ve sanıklar hakkında açılan kamu davasından haberdar olduğu, buna rağmen davayı takip ederek usulüne uygun şekilde katılma hakkını kullanmadığı anlaşılmakla, bu yönde tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmeyerek, müşteki vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
3-Sanıklar … ve …, haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Bir ihbarı değerlendiren emniyet güçlerinin, Denizli ili, merkez Cumhuriyet mahallesi, … sitesinin 500 metre kuzeyinde bulunan,İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 10.04.2002 tarih ve 10573 sayılı kararı ile 1. derecede arkelojik sit alanı olarak belirlenen sınırlar içerisinde yer alan, Barbaros Tümülüsünün bulunduğu noktaya intikal ettikleri, sanıkları kazı aletleri ile birlikte tümülüste kazı yaptıkları sırada suçüstü yakaladıkları, olay yeri inceleme elemanı tarafından 03/01/2008 tarihinde yapılan incelemede, sanıkların tümülüsü 3,80mx3,30m ebatlarında 2,30 metre derinliğinde kazmış oldukları, kazı çukuru içerisinde yıkıntı halinde çatı görünümünde taşların bulunduğu hususlarının belirlendiği, hükme esas alınan tarafsız arkeolog bilirkişi tarafından, tümülüs mezarda yapılan kaçak kazı ile mezara fiziki müdahalede bulunularak, bloklar sökülerek tahribata yol açıldığının, tümülüsün 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında sit alanı içerisinde bulunan korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğunun rapor edildiği, sanıkların suça konu yerde kazı yaptıklarına ilişkin tevil yollu ikrarları da dikkate alındığında üzerilerine atılı eylemi işlediklerinin sabit olduğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin, sanıkların üzerlerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ikinci paragrafının “5237 sayılı TCK’ nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/10/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.