Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8655 E. 2021/12955 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8655
KARAR NO : 2021/12955
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki tarihli karar … tarafından bozulmuş olup bozma ilamında özetle; “taşınmazların çaptaki miktarına bakılmadan fiili kullanım durumuna göre rapor düzenlenmesinin doğru olmadığı belirtilerek, taşınmazın orman tahdidi içerisinde kalan bölümlerinin tespit edilmesi, bu bölümlerin eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasına göre incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile … İli … İlçesi … Mahallesi 236 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 05.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 213,54 metrekare, C harfi ile gösterilen 1317,59 metrekare, D harfi ile gösterilen 2617,06 metrekare ve E harfi ile gösterilen 553,69 metrekarelik bölümler ile 236 ada 2 parsel sayılı taşınmazın B harfi ile gösterilen 12790,46 metrekarelik bölümlerinin orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin Orman Tahdit Komisyon kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlardan … ili … ilçesi … mahallesi 236 ada 1 parsel nolu taşınmazın rapor 1 ekinde bulunan krokide B, C, D ve E harfi ile gösterilen kısımlarının % 8-10 meyilli orman bitki örtüsü bulunmayan, zeytin ağacı dikili, kültür arazisi vasfını taşıyan bir yapıya sahip olduğu, 1940, 1952, 1976 tarihli hava fotoğraflarında yapılan incelemede orman bitki örtüsü ile kaplı olmadığı, 1940 ve 1952 tarihli hava fotoğraflarında civarda bulunan diğer tapulu taşınmazlar ile aynı renk tonuna sahip olduğu, 1976 tarihli hava fotoğrafında zeytin ağaçlarının görüldüğü, 1992 tarihli hava fotoğrafında ise B ve D harfleri ile gösterilen kısımların açık alan, C harfi ile gösterilen yerin kısmen açık alan E harfi ile gösterilen yerin ise orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunun görüldüğü, memleket haritası ve amenejman planlarındaki farklı nitelikteki ibarelerin hava fotoğrafları ile uyumlu olmamasının maddi hatadan kaynaklandığı, bu kapsamda anılan kısımların evveliyatının orman olmadığı, 05/12/2017 havale tarihli dava konusu taşınmazlardan Adana ili Çukurova ilçesi Dörtler mahallesi 236 ada 2 parsel nolu taşınmazın rapor 2 ekinde bulunan krokide B harfi ile gösterilen kısmın % 8-10 meyilli olduğu, 19840, 1952 ve 1976 tarihli hava fotoğraflarında açık alan 19921 tarihli hava fotoğrafında ise kısmen açık alan olarak görüldüğü, memleket haritası ve amenejman planlarındaki rumuz farklılıklarının maddi boyama hatalarından kaynaklandığı, taşınmazın evveliyatının orman niteliği taşıyan nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; 236 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile 236 ada 2 parselin B bölümünün 1957 ve 1976 basımı memleket haritalarında çalılık sembolü bulunan yeşil alan da kaldığı belirtilmesine rağmen 1940, 1952 ve 1976 hava fotoğraflarına göre parsellerin açık alanda kaldığı belirtilmiş olup, raporda bu çelişkinin neden kaynaklandığı hususunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Ayrıca dosya kapsamından yargılama sırasında bölgede 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereğince uygulama kadastrosunun yapıldığı anlaşılmış olup, taşınmazların uygulama kadastrosuna göre orman tahdit haritası yönünden sınırlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususunda da herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Dava, orman kadastrosuna itiraza yönelik olduğundan taşınmazın orman kadastro sınırları içerisinde kalan bölümlerinin de duraksamaya yer bırakmayacak ve denetime elverişli şekilde belirlenmesi gerekirken, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazların orman kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kalan bölümleri gösterilmiş olmasına rağmen bu bölümlere ilişkin orman tahdit noktaları gösterilmediğinden orman kadastro çalışma tutanakları vasıtası ile taşınmazların orman sınırı içinde kalan bölümleri denetlenememektedir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, uygulama kadastro tutanaklarının itirazlı veya itirazsız, kesinleşmesinin gerçekleşmesinden sonra çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 3 kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir harita ve fotogrametri mühendisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası ve 22/2-a ile oluşan pafta üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı bu şekilde taşınmazların orman sınırı içerisinde kalan bölümleri belirlendikten sonra yöreye ait “en eski” tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği tespit edilmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.