YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2484
KARAR NO : 2011/4455
KARAR TARİHİ : 07.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.11.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü,davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, 19 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında murisi babasının “…” şeklinde yazılı bulunan soyadının “Koyulmuş” olarak düzeltilmesini ve yazılı olmayan baba adının da “…” olarak eklenmesini istemiştir. Zabıta araştırmasında davacıya sorulmak suretiyle tutanak düzenlenmesi usülsüzdür. Diğer taraftan tapu maliki ile aynı isimli bir şahsın mevcut olup olmadığı nüfus müdürlüğünden araştırılmamıştır. Yukarıdaki ilkeler doğrultusunda bu araştırmalar yapılmalı, taşınmazı eskiden kullanan ve halen kullanmakta olan şahıslar tespit edilmeli, gerekir ise komşu taşınmaz malikleri ve tapuda müşterek malik olan şahıslar ile tespit bilikişileri taşınmaz başında dinlenmeli ve tüm şüpheler giderildikten sonra bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiile karar verildi.