YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2708
KARAR NO : 2011/4100
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ile Malmüdürlüğü tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı … “sığır yolağı” vasıflı taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında davalıların 87 no’lu parseline katılarak davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, bu suretle sığırların geçeceği yolağın kapatıldığını belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun “Kayıt ve belgelerin kapsamını tayin” başlıklı 20.maddesi gereğince tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde; kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırları itibar olunur. Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabilir ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır.
Aynı kanunun kamu malları başlıklı 16.maddesi gereğince de, kamunun ortak kullanmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden: yol, meydan, köprü gibi (orta malları) ise haritasında gösterilmekle yetinilir.
Davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve incelemeler, hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacı belediyece dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, Toprak Tevzi Komisyonunca 1963 yılında yapılan çalışmalar sırasında Kangal ilçesi, Havuz Köyünde şahıslara ait araziler ile meralar ayrılmış, ayrıca dava konusu “sığır yolağı” da haritasında gösterilmiştir.
Mahkemece talep edilmesi üzerine tapu sicil müdürlüğünün 04.05.2009 tarihli ve 794 sayılı yazıları ekinde gönderilen Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen pafta krokileri, belirtmelik tutanağı ve tablendikatif listelerine göre davalıların murisi Bektaş Kavlak’a 1937 tahrir tarihli 425 tahrir no’lu vergi kaydına istinaden 23.400 m2 yüzölçümlü, 30 pafta 1085 sayılı parsel, 62.000 m2 yüzölçümlü, 30 pafta 1086 parsel sayılı taşınmazların ayrılarak bu taşınmazların haritaya bağlandığı anlaşılmıştır. Kadastro çalışmaları sırasında da, Toprak Tevzi Komisyonu pafta ve krokileri esas alınarak bu iki taşınmazın birleştirilmesi suretiyle 177 ada 87 parsel no’su altında tek parça olarak 10 hektar 500 m2 yüzölçümü ile Bektaş Kavlak mirasçıları adına tespit ve tescil edildiği görülmüştür.
Tapu sicil müdürlüğü yazısı ekinde gönderilen 04.06.1963 tarihli belirtmeliğin ekindeki 06.06.1953 tarihinde çizildiği anlaşılan kroki dikkatle incelendiğinde, krokide şahıslara ait özel mülklerin yani tarlaların parsel numaraları verilerek ayrıldığı, bunların dışında kalan mera, çayır, tarla yolları ve tescil harici arazilerin yanında dava konusu sığır yolağının da açıkça gösterildiği anlaşılmaktadır. Krokiden, davalılara ait özel mülk olan tarlalara parsel numaraları verildiği, bu tarlalardan sonra arada üçgen şeklindeki büyük bir tarladan sonra gelmek üzere sığır yolağının da; mısırveren-beyyurdu yolunun birleştiği meradan sonra bu yola dik açı teşkil edecek şekilde üzerine yazılarak açıkça gösterildiği görülmektedir. Bu kroki, her ne kadar ölçekli bir kroki olmayıp fenni sıhhate de haiz olmayabilir ise de sığır yolağı ile davalılara ait taşınmazın farklı yerlerde olduğu krokiden açıkça anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece dosyaya sunulan Toprak Tevzi Komisyonu tarafından düzenlenen pafta ve krokilerin okunaklı suretleri getirtilip mahallinde yeniden keşif yapılarak, davalılara ait taşınmazın kadastro pafta ve krokileriyle bağdaştırılmak suretiyle yeniden uygulanmalı, taraflarca sunulan dayanak tapu ve tahrir kayıtlarının nereye ait olduğu yeniden değerlendirilmeli, bu konuda düzenlenecek bilirkişi raporları denetlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Eksik araştırma ve inceleme sonucu yeterli olmayan bilirkişi raporlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü gereğince, kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden yol, meydan, köprü gibi orta mallarının haritasında gösterilmekle yetinilmesi gerekirken, dava konusu edilen “sığır yolağı”nın davacı … adına tesciline karar verilmesi yerinde değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 30.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.