YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2252
KARAR NO : 2011/3938
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.09.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.02.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, murisleri babaları “…ş”’ın dava konusu Veliköy, 455 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “…” yazılı baba adının “Ahmet” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda; dosya içersinde bulunan dava konusu taşınmazın tapu kaydının dayanağı Çerkezköy Kadastro mahkemesinin 1977/266 E. 1988/95 K. sayılı ilamında kayıt malikinin soyadının “…” olarak yazıldığı görülmektedir. Mahkemece dayanak mahkeme dosyası getirtilip bu çelişki üzerinde durulmadan hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Ayrıca, tapuda kayıt maliki görünen “… oğlu, …” ve dayanak mahkeme kararına göre “…” kimlik bilgileri ile nüfus araştırması yapılarak, kayıtta ve dayanak mahkeme kararında geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı ve zabıta marifetiyle taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişinin bulunup bulunmadığı da araştırılarak bütün bunların sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olunacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.