Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/6349 E. 2012/10355 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6349
KARAR NO : 2012/10355
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,15.04.2008 tarihli sözleşme ile davalıya daire sattığını150.000 TL.nın kredi çekilerek ödendiğini kalan 20.000 TL için 5000’er TL.lik iki çek ve iki senet düzenlendiğini,10.000 TL tutarındaki iki senet bedelinin ödenmediğini,yapılan icra takibine de davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulüne,… 2. İcra Müdürlüğünün 2010/13295 sayılı dosyasında davalının itirazının 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,alacak yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı,davalıya 170.000 TL bedelle daire sattığını,150.000 TL.nın peşin ödendiğini,geri kalan miktar için verilen toplam 10.000 TL bedelli iki adet senedin ödenmediğini,yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istemiyle eldeki davayı açmıştır.Mahkemece,davanın kabulü ile itirazın iptaline,icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.İİK 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin
2012/6349-10355
çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, boylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın mutlaka bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan bu yasal kurallar ve ilkeler ışığında alacağın nakit olduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 md. gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.bendindeki (alacak yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine) cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine aynen (Asıl alacağın %40’ı oranında 4000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine) cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 445.50 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 17.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.