YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2808
KARAR NO : 2011/3887
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek sözleşmenin ademi ifası sebebiyle tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalılar satış bedelinin ödenmediğini, zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tescili talep edilen bağımsız bölüm kaçak olup, tadilat projesi ile de yasaya aykırı durum giderilemeyeceğinden tapu iptali ve tescil isteminin reddine, bilirkişilerin bulduğu bağımsız bölüm rayiç değeri 32.500,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davada dayanılan tarihsiz temlik sözleşmesinde davalılardan … İnşaat Ltd. Şti’nin kaşesi ve onun üstünde dava dışı …’ün imzası bulunmaktadır. Kısaca … sözleşmeyi davalı Şirketi temsilen imzalamıştır. Eldeki davada davalı gösterilen …’ün ise senette imzası bulunmamaktadır.
Temlik sözleşmesinin herhangi bir nedenle ifa edilmemesi sonucu temellük eden alacağını kısmen veya tamamen elde edemez. Dolayısıyla ademi ifa sebebiyle bir zarara uğrar. Borçlar Kanununun 96. maddesi (alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini, ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur) hükmü uyarınca da bu zararın tazmini gerekir. Ödenmesi gereken tazminatın nedeni borçlunun taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü genellikle bir akte dayanır. Onun için buna (akdi tazminat) borçlunun sorumluluğuna da (akdi sorumluluk) denilir. Buradaki borç bir sözleşmeden kaynaklanmış olduğundan tazminatın muhatabı sözleşmeyi imzalayan ancak sözleşmedeki borcunu yerine getirmeyen taraftır. Sözleşmede davalılardan …’ün bağlayıcı bir imzası bulunmadığından, sözleşme şirketi temsilen … tarafından imzalanmış olduğundan tazminat borçlusu davalılardan şirkettir.
Mahkemece, yapılan bu saptama bir yana bırakılarak her iki davalının tazminatla sorumlu kılınması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle 1. bentte yazılı açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.