Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/1984 E. 2011/9902 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1984
KARAR NO : 2011/9902
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 28 Eylül 2008′ de başlayan 5 Günlük Londra turuna ailesi ile birlikte katılmak amacıyla 26.07.2008 tarihinde davalı şirketle sözleşme yaptığını, hizmet bedeli olarak 2.856-Euro karşılığı 5.427,00-TL peşin ödemede bulunduğunu, davalı şirketin pasaport ve ilgili belgelerin Eylül ayında getirilmesi istediğini, pasaportların 5 Eylülde davalı şirkete teslim edildiğini, eşinin ve kızının 16 Eylül’de mülakata çağırıldıklarını, ancak vizelerinin 6 Ekimde alınabildiğini, davalı şirketin ihmali nedeniyle yurtdışında bir arada tatil geçiremediklerini, ailece üzüntü duyduklarını, davalı şirketin 264 İngiliz Paundu ve 1.187,97-TL’yi iade edebileceğini bildirdiğini, ancak hizmet verilmediğinden tüm bedelin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 2.856-Euro’nun 26.07.2008 tarihinden itibaren Merkez Bankasının Euro’ya uyguladığı yıllık reeskont faiz oranına göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve 500-TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davacının taleplerinin sözleşmenin 1-9 maddesine ve Paket Tur Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 9/A maddesine göre haklı ve hukuki olmadığını, belgelerin beş eylülde firmaya ulaştırıldığını, … görüşmesi için elçilikten randevu alındığını, tur tarihinden 12 gün önce yapılan mülakata rağmen elçilikçe vizelerin geç verildiğini, kendilerinin bir kusurunun bulunmadığını, bu durumun mücbir sebebe Dayandığını, sorumluluklarının bulunmadığını, yine de iyi niyetle konaklama ve uçuş bileti için ayrılan 264 İngiliz Paundu ve 1.187,97-TL’yi iade etmek istediklerini, ancak davacının iadeyi kabul etmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 28.09.2008 tarihinde Londra’ya giriş 01.10.2008 tarihinde Londra’dan çıkış yapılacağının kararlaştırılmasına rağmen, davacı ve ailesinin 06.10.2008 tarihinde paket tur süresi geçtikten sonra konsolosluktan … aldıkları, davalı şirketin 264 İngiliz paundunu ve 1.187,97 TL’yi iade etmeyi kabul ettiği, davacının geç … alması sonucu tura katılamadığı bunda, davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığı gerekçe gösterilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.187,97-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 264 İngiliz Paundunun dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının İngiliz Paunduna uygulayacağı değişen oranlarda en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı şirket arasında 26.07.2008 tarihli “Paket Tur” sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı, davalının vizeye geç başvurması nedeniyle eşinin ve kızının vizelerinin tur tarihinden sonra alınabildiğini, davalının kusuru nedeniyle tura katılamadıklarını belirterek, hizmet için ödediği bedelin tahsilini istemiştir. 4077 sayılı Kanun’un 6/C maddesinde “Paket tur sözleşmeleri; ulaştırma, konaklama ve bunlara yardımcı sayılmayan diğer turistik hizmetlerin en az ikisinin birlikte, her şeyin dahil olduğu fiyatla satılan veya satış taahhüdü yapılan ve hizmeti yirmidört saatten uzun bir süreyi kapsayan veya gecelik konaklamayı içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, önceden düzenlenmiş yazılı sözleşmelerdir.” düzenlemesi mevcuttur. Davacı ve ailesinin … işlemlerinin davalı şirket tarafından takip edildiği, davacının eşinin ve kızının vizelerinin turun başlamasından sonra alınabildiği, … eksikliği nedeniyle davacı ve ailesinin tura katılamadığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Davacı, hizmet bedelini turun başlamasından önce ödemesine rağmen, tura katılamadığı için davalı tarafından verilecek hizmetlerden Yararlanamamıştır. Sözleşmesinin 1/9 maddesinde “Yurtdışı turlarda … isteyen ülkelere … talebinde acentemiz aracı olup, hiçbir tüketiciye … verilmez. Dolayısıyla … alınmaması veya elçiliğin talebe geç cevap vermesi nedeniyle acente sorumluluk kabul etmez. Tüketici zararı tazmin eder.” yazılıdır. Sözleşme metnine bu hükmün konulmasıyla davalı şirket, vizeleri alma yükümlülüğünü üstlenmiş ve benimsemiştir. Davacının eşinin ve kızının vizelerinin geç alındığı açık olup, daha erken başvuru halinde tur tarihinden önce vizelerin alınabileceği ortadadır. O halde basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalı şirketin vizelerin alınması için daha erken hareket etmesi, … için gereken belgeleri daha önce temin etmesi gerekmektedir. Bu nedenle vizelerin geç alınmasında sorumluluk davalı şirkete aittir. Kaldı ki, Paket Tur Sözleşmeleri Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinde yer alan “Sözleşme metninde veya müstakil herhangi bir belgede tüketicinin bu Yönetmelikte yer alan haklarını kullanmaktan feragat ettiğine dair veya seyahat acentesinin bu Yönetmelikten kaynaklanan yükümlülüklerini sınırlayan veya ortadan kaldıran kayıtlar geçersizdir.” düzenlemesi karşısında, … alınmaması veya elçiliğin talebe geç cevap vermesi nedeniyle acentenin sorumluluk kabul etmeyeceğine dair sözleşmenin 1/9 maddesi haksız şart niteliğinde olup, bu madde nedeniyle davacının bir talepte bulunamayacağından da bahsedilemez. Bu durumda davacının, sözleşme nedeniyle davalıya ödediği hizmet bedelinin tamamını talep hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca, mahkemece, tur için davacı tarafından davalıya ödenen hizmet bedelinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davacı, alacağına Merkez Bankasının Euro’ya uyguladığı yıllık reeskont faiz oranının uygulanmasını istemiş, mahkemece, istem aynen kabul edilmiştir. Oysa 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca yabancı para alacaklarına devlet bankalarının 1 yıllık mevduata uyguladığı faiz oranının taktbiki gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Ve 3. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 23.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.