YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/434
KARAR NO : 2011/1329
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar, arasındaki tapuda isim düzeltilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 08.07.2010 gün ve 2010/7083-7966 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı idare vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı; murisi anneannesinin dava konusu Çeşme ilçesi, İnönü mahallesi, 331 ada 65 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “… kızı, …” yazılı kimlik bilgilerinden, baba adının “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiş; hüküm Dairemizin 8.7.2010 tarihli ilamı ile onanmıştır.
Davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; karar düzeltme aşamasında dosyaya getirtilen, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı bulunan Çeşme Asliye Hukuk mahkemesinin 1985/152 E. 1986/97 K sayılı ilamında davacılar …. ve … tarafından davalı Hazine aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve davanın reddine karar verildiği yine dava konusu taşınmaza komşu 331 ada 66 parsel numaralı taşınmazın kadastro tutanağından “… oğlu, …” adına tespitinin yapıldığı, bu kişinin adı geçen taşınmazı Memet oğlu, Nedim Yiğit isimli kişiye 24.07.1998 tarih ve 2394 yevmiye numaralı resmi senet ile sattığı, kadastro tutanağının edinme sütunu bölümünde ise taşınmazın batısının “…hemşiresi … olup bu şahıs bulunamadığından 65 parsel altında Hazine’ye tespit edilen mahal…” olarak yazılı olduğu görülmektedir.
Dosya içersinde bulunan Çeşme Asliye Hukuk mahkemesinin 2000/73 E. sayılı dosyadaki, 16.12.1974 tarihli “Kadastro Beyannamesi ve Kayıt varakası ve Tasarruf Krokisi Eki” başlıklı kararda dava konusu taşınmazın özetle “…garbındaki biraderi …’in 64 parsel nolu gayrimenkulün sahibi evveli olduğu, cenubundaki biraderi …’in yine doğusuna isabet eden 66 parselin sahibi evveli olduğu….” belirtilerek … kızı, … adına taşınmazın tespitinin yapıldığı, taşınmaza dayanak olan Teşrinisani 1322 tarih ve 25-26 nolu tapu kayıtlarının “Boyalı oğlu, … fevtinden kızı … hanım” adına kayıtlı olduğu ve Teşrinisani 1322 tarih ve 27-28 nolu tapu kayıtlarının ise “Boyalı oğlu, … fevtinden oğlu … ağa” adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazların dayanak kayıtlarına göre taşınmaz maliki … kızı …’nin, … isminde kardeşi olduğu; komşu 331 ada 66 parselin kadastro tutanağına göre ise bu taşınmaz maliki … oğlu, …’ın kardeşi …’nin dava konusu taşınmazın maliki olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, yukarıda yapılan tespitlere göre; dava konusu taşınmaza komşu 331 ada 66 parselde 24.07.1998 tarih ve 2394 yevmiye numaralı resmi senet getirtilerek, bu taşınmazı satan “… oğlu, …”’ın resmi senetteki kimlik bilgilerine göre anne-baba ve tüm kardeşleri ile babası …’in tüm kardeşlerini gösterir nüfus aile kayıtları ayrıca “… kızı, …” isimli tüm kişilerin anne-baba ve tüm kardeşlerini gösterir açık nüfus aile kayıtları ilgili yerden istenmeli, yeniden keşif yapılarak, taşınmaz ve komşu parsellerin evveliyatını bilebilecek bilirkişiler taşınmaz başında dinlenerek, 331 ada 66 parselin kadastro tutanağı ile 16.12.1974 tarihli “Kadastro Beyannamesi ve Kayıt varakası ve Tasarruf Krokisi Eki” başlıklı karar içeriği ve Teşrinisani 1322 tarih ve 25-26-27-28 nolu tapu kayıtları malikleri ile ilgili bilgileri ve Çeşme Asliye Hukuk mahkemesinin 1985/152 E. 1986/97 K sayılı ilamındaki davacıların taşınmazla ilgileri bilirkişilerden sorulmalı ve bütün bu araştırmalardan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu, mülkiyet nakline sebep olunacak şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığından hükmün bozulması gerekirken, zuhulen onanması bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalı idare vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairemizin 08.07.2010 gün ve 2010/7083 esas, 2010/1329 karar numaralı onama kararının kaldırılmasına ve hükmün BOZULMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.