YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2490
KARAR NO : 2011/8652
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 26.02.2008 günü saat 08.30 sıralarında hesabından çekmek isterken bankamatik kartının davalı bankaya ait ATM cihazında kaldığını, banka şubesine giderek durumu bildirmesine rağmen yeterince ilgilenilmemesi üzerine telefonla banka müşteri hizmetlerine ulaştığını ve aynı gün saat 09.42.’ de kartının iptal ettirdiğini ancak sonradan hesabını kontrol ettiğinde hesabından 270.00.TL’ nın çekildiğini gördüğünü, kötüniyetli üçüncü kişilerce hesabından para çekilmesinin sorumluluğunun yeterli önlemi almayan davalı bankaya ait olduğunu belirterek 600.00.TL maddi ve 3.000.00.TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kartın ve şifrenin güvenliğinden bizzat sorumlu olduğunu, olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı, davalı bankadan aldığı kartını ATM cihazında kullanırken kartı cihaza taktığı sırada kartın sıkıştığını ve durumu bildirmek için oradan ayrılarak banka şubesine ve akabinde de telefonla banka müşteri hizmetlerine müracaat ettiğini, bu arada kartının ve bilgilerinin kötüniyetli kişi tarafından elde edilerek kullanıldığını, olayda davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, maddi olayın oluşu yönünden bir itiraz ve açıklamada bulunmamış, ancak, kartın ve şifrenin güvenliğinden davacının sorumlu olduğunu savunmuştur. Şu hale göre, ATM cihazlarındaki kart yuvalarını kötüniyetli üçüncü kişilerin kolayca müdahalelerine imkan tanıyacak şekilde bırakan ve bu konuda yeterli denetim tedbirlerini almayan davalı bankanın olayda kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, kart sahibi olan davacı da, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 12.maddesi hükmü gereğince, kendisine tevdi edilen kartı ve bilgilerini özenle ve güvenli bir şekilde korumak ve iradesi dışında kartın veya bilgilerin kaybolması veya çalınması durumunda kart çıkaran bankayı derhal haberdar etmek zorundadır. Kartı ATM cihazına sıkışan davacı, kötüniyetli kişilerin kart ve bilgilerine, kolayca onların eline geçmesine ve kullanmalarına sebebiyet verdikten yaklaşık 1 saat sonra bankaya bildirimde bulunduğundan olayda davacının da müterafık kusurlu olduğunun kabulü zorunludur. Öyle olunca mahkemece, tarafların olaydaki kusur ve sorumluluklarının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine yönelik hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 1.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.