Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6324 E. 2011/17119 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6324
KARAR NO : 2011/17119
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı şirketin uzun yıllardır vekilliğini yaptığını, 01.04.2008 – 31.08.2008 tarihleri arasında geçerli olacak ve 01.09.2008 tarihinden itibarende tarafların belirleyecekleri ücret ve anlaşma koşullarına göre 1 yıl uzayabilecek avukatlık sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmesinin 01.09.2008 tarihinden itibaren yenilendiğini ancak danışmanlık ücretinin dışında dava ücretlerinin ve cebinden karşıladığı masrafların ödenmemesi üzerine davalı şirket vekilliğinden 16.01.2009 tarihinde istifa ettiğini, 06.11.2008, 04.12.2008, 02.01.2009 ve 02.02.2009 tarihli 4 adet serbest meslek makbuzuna istinaden 8.633.80.TL asıl alacak ve 882.55.TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 9.516.35.TL’ nın davalıdan tahsili için icra takibinde bulunduğunu ancak davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 8.633.80.TL asıl alacak üzerinden takip tarihi olan 21.04.2009 tarihinden itibaren takip %20 ve değişken oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

2011/6324-17119
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Vekalet ücreti ile ilgili uyuşmazlıklarda mahkemece, yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faizine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’ nun 438/7. (HMK.’ nun 370/2.) maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. maddesindeki “…takip %20 ve değişken oranlarda avans faizi(ticari faiz)…” sözlerinin çıkarılarak yerine “yasal faiz” sözünün yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 186,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.