YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6224
KARAR NO : 2011/7082
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.10.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, komşu parselde davalının evine çok yakın yere kazan dairesi yaptığını bu durum “kendisi ve ailesi için tehlike yarattığını, dumanın zarar verdiğini ve jeneratörle çalıştığı için gürültü yaptığını belirterek kazan yerinin değiştirilmesi suretiyle el atmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, gerekli önlemleri aldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından yapılan kalorifer kazanı bacasına kurum tutucu tesis edilmek ve bacanın 2 metre yükseltilmek suretiyle davalının davacı taşınmazına müdahalesinin meni’ine, 2.750 TL kurum tutucu, kazan baca yükseltilmesi ve jenaratör odası yapılması bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı idare vekili temyize getirmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, uzman bilirkişi raporlarına ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK’nun 74. Maddesinde hükme bağlanan ve uygulamada kısaca “taleple bağlılık” kuralı olarak bilinen usul hükmü uyarınca hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla sınırlı olarak karar verebilir. Orta yerde davacı tarafından zararın giderilmesi için yapılacak işlemlerin bedelinin tahsili istemi yokken az önce sözü edilen taleple bağlılık kuralına aykırı
biçimde kurum tutucu, kazan baca yükseltilmesi ve jenaratör odası yapılması giderlerinin hesaplattırılarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki, İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir. Mahkemece, talep olmadan orta yerde İcra İflas Kanununun 30. maddesi hükmü gözardı edilerek davalıdan ayrıca 2.750 TL’nin tahsiline dair hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar gösterilen sebeplerden bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte yazılan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2). bent uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.