YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9850
KARAR NO : 2011/10465
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, ayrı ayrı açtıkları ve sonradan birleştirilen davalarında, yüklenici olan davalılardan satın aldıkları dairelerinin bulunduğu binanın 17.8.1999 depreminde yıkıldığını ve evlerinin kullanılamaz hale geldiğini, bir kısım davacıların yakınlarının enkaz altında kalarak vefat ettiklerini, ayrıca eşyalarının da enkaz altında kaldığını, mahkemece yaptırılan tespitte binanın yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde inşa edildiğinin belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; asıl davanın davacısı … annesi …’ın yıkılan evi için 11.250 TL maddi tazminat ile ölen annesi nedeniyle 30.000 TL manevi tazminat,birleşen 2004/131 esas sayılı dosyanın davacıları murisleri … … …’nın evinin yıkılarak ölmesi nedeniyle davacı … … … için 7.500TL maddi tazminat, 3.000TL destekten yoksun kalma tazminatı, 30.000TL manevi tazminat, davacı… için 11.250TL maddi tazminat, 1.000TL destekten yoksun kalma tazminatı, 30.000TL manevi tazminat, birleşen 2004/139 esas sayılı dosyanın davacıları, 1/2’şer oranında hissedar oldukları evin yıkılarak eşyaların enkaz altında kalması nedeniyle yıkılan ev ve eşyalar için toplam 22.700’er TL maddi tazminat, birleşen 2004/144 esas sayılı dosyanın davacısı,yıkılan evi nedeniyle 20.000 TL maddi tazminat,birleşen 2004/183 esas sayılı dosyanın davacıları, evlerinin yıkılması ve eşyalarının enkaz altında kalması nedeniyle toplam 31.000 TL maddi tazminat,birleşen 2004/185 esas sayılı dosyanın davacıları,yıkılan ev nedeniyle davacı … Saraçoğlu için 30.000TL maddi tazminat,ölümden dönmesi nedeniyle davacı … için 10.000TL manevi tazminat, birleşen 2004/189 esas sayılı dosyanın davacısı, yıkılan evi nedeniyle 30.000 TL maddi tazminat, birleşen 2004/236 esas sayılı dosyanın davacısı, yıkılan evi ve enkaz altında kalan eşyaları nedeniyle toplam 38.550TL maddi tazminat, birleşen … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/1524 esas sayılı dosyasının davacıları; murisleri …’ın evinin yıkılarak ölmesi nedeniyle davacı … için 10.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve maddi tazminat, 50.000 TL manevi tazminat,davacı … … için 11.250TL maddi tazminat ve 30.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, binanın deprem yönetmeliğine uygun yapıldığını, fay hattı üzerinde bulunan binaların yıkıldığını, diğer binaların sağlam kaldığını, depremin mücbir sebep olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, B.K.nun 43. maddesi gereğince hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1–Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, davalı yükleniciler tarafından ayıplı olarak inşa edilen konutlarının 17.8.1999 depreminde yıkılmış olması nedeniyle kullanılamaz hale gelen konutları ile enkaz altında kalan eşyalar nedeniyle maddi tazminat ve bir kısım davacıların yakınlarının depremde enkaz altında kalarak vefatı nedeniyle de destekten yoksun kalma tazminatı isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece bilirkişi raporuna göre belirlenen ev ve eşyaların bedeli ile destekten yoksun kalma tazminatından B.K. nun 43.maddesi gereğince hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de olayda hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması mümkün değildir. Zira müteahhit satıcı davalılar davacılara karşı BK 217. maddesi delaletiyle aynı kanunun 194 maddesi gereğince “ satıcının ayıba karşı tekeffülü “ hükümlerine göre sorumlu olup, binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde oluşan davacı zararlarının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece aksine düşüncelerle hakkaniyet indiriminde bulunmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3–Davacılar, davalılar tarafından ayıplı olarak inşa edilen konutların 17.8.1999 depreminde yıkılmış olması nedeniyle daire bedeli olarak maddi tazminat isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dairelerin olay tarihi itibariyle Bayındırlık birim fiyatlarına göre belirlenen yapım bedeline hükmedilmiştir. Davacıların satın aldığı daireler tekniğine uygun olarak inşa edilmediğinden depremde yıkılmış olup, bu durumda davacılar yıkılan dairelerin yıkım tarihindeki piyasa rayiç fiyatlarına göre belirlenecek yapım bedelinin tahsilini talep etme hakkına sahiptir. Bu bedel belirlenirken arsa payı bedelinin hesaba katılamayacağı da (daireye isabet eden arsa payı tapusunun davacılar üzerinde bulunması nedeniyle) göz ardı edilmemelidir. Öyle olunca mahkemece dairelerin olay tarihindeki serbest piyasa
rayiç fiyatlarına göre belirlenecek, arsa payı bedelleri hariç yapım bedeline hükmedilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek Bayındırlık Bakanlığının birim fiyatlarına göre yapılan hesaplama gereğince hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Davalı tarafın ayıplı olarak inşa etmiş olduğu binanın yıkılması sonucu davacı …’ün eşi ve davacılar …ve … ….,’ün anneleri …ile davacı … …,’nın eşi ve davacı …’nın annesi … , …’nın ölümü nedeniyle mahkemece bu davacılar yararına ayrı ayrı 4.000’er TL manevi tazminat hükmedilmiş olup davacıların yaşadıkları acı, üzüntü ve sıkıntılar gözetildiğinde mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının, somut olayın özelliğine uygun ve yeterli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Manevi tazminatın amacı, çekilen acıları biraz olsun dindirmek, kırılan yaşama arzusunu tazelemek, kişiyi yaşama yeniden bağlamak ve ruhsal dengeyi sağlamak olduğundan, mahkemece davalı tarafın eyleminin hukuka aykırılığı ve somut olayın özellikleri de dikkate alınmak suretiyle, adı geçen davacılar yararına daha yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktarlar üzerinden hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm, davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci, üçüncü ve dördüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün kararı temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 2.291.66 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, 30.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.