Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/2153 E. 2011/3341 K. 16.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2153
KARAR NO : 2011/3341
KARAR TARİHİ : 16.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 26.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, babasından kendisine intikal eden köyiçi mevkii, doğusu dere, batısı 117 ada 24 parsel sayılı taşınmaz, kuzeyi yol ve dere, güneyi … ait 21 sayılı parsel olan 6.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazının mera komisyonunun 22.06.2007 tarihli, 414 sayılı kararı ile mera kapsamına alındığını belirterek, kendi taşınmazı yönünden mera komisyon kararının iptali ile taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine, meranın zilyetlikle iktisap edilmesinin mümkün olmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun 13/5 maddesi hükmü uyarınca, komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir. Aynı yasanın 21/2 maddesinde ise tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve bunlara karşı dava açılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Mera Kanununun 13/5 ve 21/2 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun hak düşürücü süreye ilişkin hükümleri arasında paralellik sağlamayı amaçladığı görülecektir. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/1 maddesi hükmü gereğince 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir ve kadastro mahkemesinde dava açma olanağı kalmaz. Ne var ki, aynı yasanın 12/3 maddesi gereğince kadastro tutanaklarında yapılan hak ve tespitlere karşı 10 yıl içinde genel mahkemelerde dava açılması mümkündür. Görüldüğü gibi, 30 günlük dava açma süresi Mera Kanunu ve Kadastro Kanununda benzer amaçlarla düzenlenmiş olup bu düzenleme ile dava açma süresi ile birlikte görevli mahkeme de belirlenmiştir.
Hal böyle olunca, mera komisyonu kararlarına karşı 4342 sayılı Mera Kanununun 13/5 maddesi uyarınca 30 günlük sürede açılan davaların asliye hukuk mahkemesinde, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesinde açılması gerekir. Bu süre geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak 21/2 madde uyarınca 5 yıllık süre içinde açılan davaların ise asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; Davacı tarafından mera komisyonu kararına karşı 30 günlük askı ilan süresi içerisinde asliye hukuk mahkemesinde dava açılmıştır.Dosya içerisindeki dava konusu taşınmaza komşu olan 117 ada 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanakları incelendiğinde tutanakların 12.10.2003, 24.03.2005 tarihlerinde düzenlenerek 27.01.2006 tarihinde kesinleştiği, yörede kadastro çalışmalarının tamamlandığı anlaşılmaktıdır. Kadastro çalışmalarının tamamlandığı bölgede mera komisyon kararlarının iptali istemine ilişkin davaların asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Mahkemece kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeble bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.