YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4255
KARAR NO : 2011/14325
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, yakın arkadaşı olan davalının ekonomik olarak sıkışması nedeniyle kendisine 125.000.00.TL borç para verdiğini karşılığında da 03.03.2005 tanzim ve 22.04.2005 vade tarihli 125.000.00.TL bedelli senet aldığını, ayrıca 21.11.2005 tarihinde bankadan havale ile her hangi bir açıklama yazmasa da 50.000.00.TL’yı borç olarak gönderdiğini, borcun ödenmemesi üzerine önce senet bedelinin tahsili için icra takibi yaptığını ancak davalının yaptığı şikayet üzerine mahkemece senette tanzim yeri olmadığından takibin iptaline karar verildiğini bunun üzerine senet aldığım 125.000.00.TL ve havale ile gönderdiğim 50.000.TL ve işlemiş faizleriyle birlikte toplam 223.068.33.TL’ nın tahsili için icra takibi yaptığını ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 125.000.00.TL asıl alacak ve 36.898.75.TL işlemiş faizin asıl alacağa işleyecek faizi ile birlikte devamına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.’nun 67/2 maddesinde “…. takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi
2011/4255-14325
üzerine, kötüniyet tazminatına mahkum edilir” hükmü getirilmiştir. Her ne kadar alacaklı davacının açtığı davada 50.000.00.TL havalenin borç olarak gönderildiği iddiası ile ilgili talebi reddedilmiş ise de, alacaklının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğine göre, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasındaki “Her iki tarafada icra inkar tazminatının takdirine” cümlesi ile “%40 icra inkar tazminatı takdiri ile 20.000.00.TL’ sının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” cümlesinin çıkartılarak yerine aynen (Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 5.568.75 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 1.856.25 TL temyiz harcın davacıya iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.