Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/1213 E. 2011/16773 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1213
KARAR NO : 2011/16773
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat … ‘in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı,üçüncü kişiler adına tapulu taşınmazı,kendi hissesi bulunduğu,diğer hissedarların da adına hareket ettiğini söyleyen davalıdan özel parselasyon numarası ile 25.10.1986 tarihinde satın ve teslim aldığını ancak taşınmazını üçüncü kişiler adına tescil edildiğini,bu yüzden aynı taşınmazı tapu maliklerinden yeniden rayiç bedel ödeyerek satın almak zorunda kaldığını bildirerek taşınmazın rayiç değeri ile,tapuyu alırken vakıf şerhi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı taviz bedelinin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu taşınmazın dava dışı üçüncü kişiler adına tapulu iken davalı tarafından özel parselasyon numarası ile 25.10.1986 tarihinde davacıya satıldığı,dava dışı üçüncü kişi adına tapulu olması nedeniyle davacının tapu maliklerinden yeniden satın almak zorunda kaldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (TMK. 706, BK.213, Tapu K.26 ve 2011/1213-16733
Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.
Bu durumda mahkemece yapılacak …; davacının ödediği satış bedelinin tapunun verilmesinin imkansız hale geldiğinin anlaşıldığı tarih itibarıyla çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle (azalan alım gücünün) (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar ,gayrimenkul fiyatlarındaki artış oranları vs.) ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünün hesaplanması gerekir.Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda,davacının ödediği satış bedeli dava tarihi itibarıyla denkleştirilmesi yapılırken, taşınmazın satıldığı 1986 yılı ile dava tarihi olan 2005 yılı verileri ortalaması alınarak hesap yapılmış,aradaki yıllara ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.Buna göre,1986 yılından dava tarihine kadar geçen süreçteki ekonomik verilerdeki değişkenlik ödenen miktarın denkleştirilmesine yansıtılmamış olup, karara esas alınan bilirkişi raporu,dairemizin yerleşik denkleştirme emsallerine uygun değildir.Bu durumda mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak,davacının 1986 tarihinde ödediği bedelin az yukarıda izah edilen ekonomik etkenler 1986 dan 2005 yılına kadar her yıl itibarıyla esas alınarak,dava tarihine kadar getirilerek ulaşacağı değerin bulunup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.