YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6868
KARAR NO : 2011/8241
KARAR TARİHİ : 22.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.10.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki bulunduğu 112 ada 286 ve 287 parsel sayılı taşınmazların genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 112 ada 285 ve 288 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı … ve davalı … davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı … savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, 112 ada 286 parsel sayılı taşınmaz yararına,287, 288, 282, 283, 276, 272, 271 parsel sayılı taşınmazlardan,112 ada 287 parsel sayılı taşınmaz yararına 288, 282, 283, 276, 272, 271 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri
gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olayda, davacının maliki olduğu 112 ada 286 ve 287 parsel sayılı taşınmazların mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu sabittir. Dosyada bulunan 30.11.2010 tarihli fen bilirkişi raporu incelendiğinde davacıya ait 286 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel olan 285 parselin güneyinden bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 1 numaralı alternatif olarak belirtilen kısımdan makul masrafla genel yola ulaşıp ulaşılamayacağı hususu değerlendirilmeden ayrıca yararına geçit hakkı kurulan 286 ve 287 parseller arasındaki bağlantının akti irtifak kurulması suretiyle geçitin kesintisiz şekilde sağlanması gerektiği düşünülmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 22.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.