Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10066 E. 2011/16771 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10066
KARAR NO : 2011/16771
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, bağımsız bölüm maliki olduğunu, müteahhidin iskan raporunu almaması nedeniyle davalı tarafından su bağlanmadığını, dairede oturmakta olduğunu ileri sürerek, mağduriyeti dikkate alınarak dairenin su akışının sağlanmasını istemiştir.
Davalı, Tarifeler Yönetmeliğinin 6/h maddesi gereğince iskana müracaat yazısı ve statik raporu ibraz edilmediğinden abonelik işlemi yapılamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının iskan ruhsatının olmadığı, davalının anılan hizmeti sağlamaktan kaçınma eyleminde haklı olduğu, öte yandan geçici abonelik koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu binanın iskan izninin alınmadığı dosya içeriği ile sabittir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30 ve 31. maddeleri hükmüne göre, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan yerlerde abonelik tesisi mümkün değildir. Ne var ki; davadan önce yürürlüğe girmiş bulunan 26.7.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25.maddesinde 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Ek Geçici 11. madde, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kanalizasyon kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara yol, su, elektrik, telefon vb.gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar geçici abonelik yapılabilir, bu halde elektrik ve su bağlanması abone için kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak yapı ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanamaz” hükmü getirilmiştir.
Ayrıca ASKİ Tarifeler Yönetmeliği 30/d maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 6.maddesi (h) bendi gereğince; yapı ruhsatı bulunup da elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedenlerinin sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması, binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde geçici abonelik yapılacağı kabul edilmiştir.
Davacı, eldeki davada apartmana ruhsat alınıncaya kadar dairesinin su akışının sağlanmasını istemiş olup, yapı kullanma izin belgesi (iskan) olmadığından abonelik tesisi mümkün değilse de,3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici Ek 11. maddesi uyarınca ve ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 30/d ve 6.maddenin (h) bendi gereğince araştırma yapılması gerekmektedir. Dosyada yapı ruhsatı mevcut olduğuna göre, davacının,kendi dairesinin elektrik,doğalgaz ve telefon aboneliği ile komşu dairelerin su aboneliğinin yapılmasına rağmen kendisinin aboneliğinin yapılmadığı iddiası ile ilgili olarak elektrik, doğalgaz, telefon ve yol gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlanıp yararlanmadığı hususları üzerinde durmak gerekir. Dava konusu yer ile ilgili elektrik,doğalgaz ve telefon aboneliklerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.Ayrıca dosyada mevcut 21.12.2010 tarihli Yapı Denetim Şirketi yazısına göre de,binanın statik açıdan uygun olduğu belirtilmiştir.O halde mahkemece,davacının geçici abonelik talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.