YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6407
KARAR NO : 2011/7848
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.09.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede rayiç bedelin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 09.12.1994 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak mülkiyet aktarımı istemi ile açılmıştır.
Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmünce on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması durumun da ifa olanağının varlığından söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta dayanılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi 09.12.1994 tarihlidir. Dava 27.9.2010 tarihinde açılmıştır. Satış vaadi sözleşmesinde taşınmazın teslim edildiğine ilişkin bir beyan bulunmamaktadır; Ancak taşınmazın tapu kaydında Edremit 1 Asliye Hukuk
Mahkemesinin 8.9.1994 tarihli tedbir şerhi vardır . Temliki tasarrufu önleyen tedbir 01.07.2010 tarihine kadar devam etmiştir. Bu durumda tedbirin kalktığı tarihe kadar ifa olanağının varlığından söz edilemez. Kaldı ki davalı satış vaadi sözleşmesinde tapuda ferağ takririni gayrimenkul üzerindeki takyidatları kaldırdığında vereceğini beyan etmiş olup bu durumda davalının zamanaşımı iddiası dinlenemeyeceğinden davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda yapılan bu açıklamalar doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda bir karar verilmesi gerekirken, satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği tarih esas alınarak davanın zamanaşımı süresi dolduğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 15.6.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.