YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2632
KARAR NO : 2011/9482
KARAR TARİHİ : 14.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı avukat olduğunu, davalıların murisi …’nin alacağının tahsili için borçlu aleyhine icra takibi başlattığını, borçlu adına kayıtlı gayri menkule haciz tatbik ettirdiğini, muristen bir müddet haber alamaması üzerine murislerinin vefat ettiğini, davalı mirasçıların vekili tarafından dosyadaki haczin kaldırıldığını ve dosyanın kapatıldığını öğrendiğini, murisin alacağının tahsili için yasal işlemleri yerine getirdiğini ve ücrete hak kazandığını, yasal vekâlet ücretinin tahsili için davalı mirasçılar aleyhine yapmış olduğu takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile takibin 23.067,12 TL ücret alacağı üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukat, davalıların murisi …’nin alacağının tahsilinin temini için Pınarhisar İcra Müdürlüğü’nün 2009/471 esas sayılı dosyasında borçlu aleyhine 350.000 TL asıl alacakla ilgili olarak takip yapmış, icra takibi derdest iken davalıların murisi 15.11.2009 tarihinde vefat etmiştir. Davacı ile aralarında yazılı ücret sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı avukat ile vekil edeni arasındaki vekâlet ilişkisi ölümle son bulmuştur. Dolayısı ile vekâlet ücreti alacağı da ölümle muaccel olmuştur. Davacı avukatın bir kusuru, güven ve özen ilişkisine aykırı bir eylemi olduğu ileri sürülmemiştir. Ancak mirasçılar yeni bir avukat tayin ederek derdest olan takibi feragat ile sonuçlandırmışlardır. Bu durumda vekil-müvekkil ilişkisinin tarafların bir kusuru olmaksızın, ölümle son bulmuş olması nedeniyle davacı avukatın muris adına takip ettiği icra dosyası itibarıyla, geldiği safha, sarfettiği emek ve mesaisi gözetilerek ve vekil edenin ölümü nedeniyle derdest olan takip için davalıların başka avukat tutması ve ona da vekâlet ücreti ödeyecek olması hususları da gözetilerek hak ve nesafet ilkeleri doğrultusunda davacının talebi de aşılmamak suretiyle makul bir vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açılanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 14.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.