YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9807
KARAR NO : 2022/88
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi tarafından davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları … …’nin 493 ada 55 parsel sayılı taşınmazının öncelikle davalı …’ye, ondan da diğer davalı ikinci eş …’a devredildiğini, ara malik …’nin diğer davalı …’ın erkek kardeşinin baldızı olduğunu, devir tarihi itibariyle mirasbırakanın 87 yaşında olduğunu, akli melekelerinin yerinde olmadığı dönemde devrin yapıldığını, bu nedenle öncelikle ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı olarak, olmadığı takdirde muris muvazaası nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, aksi halde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı …, usulüne uygun davetiye rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı …, mirasbırakanın diğer davalı …’ye olan şahsi borçları nedeniyle devrin teminat amacıyla yapıldığını, borcun ödenmesi sonrasında ise tescil işleminin kendi adına yapıldığını, muvazaanın olmadığını, mirasbırakanın devir tarihi itibariyle akli melekelerinin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11/02/2021 tarihli ve 2018/42 E., 2021/53 K. sayılı kararıyla; temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın kabulüne, tapu kayıt maliki olmaması nedeniyle diğer davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve katılma yoluyla davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili, davalı ara malik …’nin, tapu kayıt maliki diğer davalı …’nun erkek kardeşinin baldızı olup muvazaalı işlemi bilen veya bilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle kayıt maliki olmaması nedeniyle davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazın mirasbırakanın borçları nedeniyle teminat amacıyla diğer davalı …’ye devredildiğini, esasen çekişme konusu taşınmazın kendi birikimi ile alındığını, ancak taşınmazın kiralanması, bakımı vs. işlemler ile ilgilenememesi nedeniyle tescil kaydının mirasbırakan … … adına oluşturulduğunu, mirasbırakanın işlem tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile belgelendiğini, muvazaanın olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22/09/2021 tarihli ve 2021/978 E., 2021/1281 K. sayılı kararıyla; temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, bu nedenle davanın davalı … yönünden kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu, ancak diğer davalı …’nin davalı …’ın erkek kardeşi …’in baldızı olduğu, bu nedenle muvazaalı işlemin tarafı olup haksız fiil şeklindeki eylemi birlikte gerçekleştirdiklerinden harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b.2 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına ve harç ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalılar vekili, mirasbırakan … … tarafından dava konusu taşınmazın davalı …’ye şahsi borçları nedeniyle devredildiğini, daha sonra diğer davalı … tarafından kendi birikimleri ile taşınmazın …’den bedeli karşılığında satın alındığını, mirasbırakanın işlem tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile belgelendiğini, davalı …’nin işlemin tarafı olmadığını bu nedenle yargılama giderlerinden ve harçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1.Uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
3.2.2.Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; “Görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dava dilekçesinin içeriği ve (3.2.1.) paragrafında belirtilen yasal düzenleme gereğince eldeki davada muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı, ehliyetsizlik iddiası yönünden yapılan incelemede, mirasbırakanın akit tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun raporuyla saptandığı, özellikle (3.2.2.) paragrafta yer verilen yasal düzenlemeler ve içtihadı birleştirme kararı uyarınca ara malik kullanılmak suretiyle davalı eş …’ya yapılan temlikin muvazaalı olduğu, davalı ara malik …’nin diğer davalı …’nun erkek kardeşinin baldızı olduğu, temlikteki asıl amacın davalı eş …’a bağış yapmak olduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 6.724,19 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 11/01/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.