Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4192 E. 2011/14316 K. 12.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4192
KARAR NO : 2011/14316
KARAR TARİHİ : 12.10.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yüklenici olarak 56 parsel sayılı taşınmaza inşa ettiği binadan kendi payına düşen 6 nolu bağımsız bölümü 17.7.2000 tarihli satış sözleşmesi ile 150.000 USD’a davalıya sattığını, davalının satış bedelinden bakiye kalan 18.300 USD‘ı ödemediğini, aleyhine girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, satışa konu edilen gayrimenkulün satış bedelinin davacı yüklenici ile yaptığı 2.sözleşmede 132.500 USD olarak kararlaştırıldığını, satış bedelinin tamamını davacı tarafa ödediğini savunarak davanın reddini dilemiş, 9.02.2006 tarihli karşı dava dilekçesi ile davacı karşı davalı yüklenicinin sözleşme ve teknik şartname ile taahhüt ettiği işlerin bir kısmını yapmadığını, eksik ifada bulunduğunu, durumu … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1038 değişik … dosyası ile tespit ettirdiğini, tespit raporu uyarınca fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000 YTL maddi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin 09.04.2008 tarih ve 2007/679 Esas ve 2008/258 Karar sayılı kararı ile, davacı-karşı davalı yüklenicinin açtığı itirazın iptali davası ile davalı-karşı davacının açtığı eksik ifadan kaynaklanan tazminat davasının reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Dairemizin 20.05.2009 tarih ve 2008/14334 Esas 2009/6908 Karar sayılı İlamı ile “…1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı–karşı davalının tüm, davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddi ile davalının açtığı karşı davasında site içerisinde satıcının yapmayı taahhüt ettiği yüzme havuzu, sosyal tesisler, taş kaplamalı bahçe duvarı ….vb tesisleri yapmadığını iddia ederek yani eksik ifada bulunduğunu bildirip bunların karşılığının satış bedelinden indirilmesini ve tahsilini istemiştir. Mahkemece süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı ve zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın reddine karar
2011/4192-14316
verilmiş ise de karşı davada davacının talebi ayıp nedeni ile tazminat talebine ilişkin değildir. Yapılmayan işler bedeli yani eksik ifa nedeni ile bu karşı dava açılmıştır. ZamaNaşımı süresi de B.K 125 maddesi gereğince 10 yıldır. Davanın açılış tarih itibariyle, teslim tarihinden itibaren bu zamanaşımı süreside dolmamıştır. Öyle olunca mahkemece işin esasına girilerek, taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnameler incelenerek davacı-karşı davalı yüklenicinin eksik ifada bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna uygun karar verilmesi…” gerekçesi ile bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı–karşı davalının davasının reddine yönelik kararın bozma ilamının dışında kalması nedeniyle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı–karşı davacının davasının bozma kararından önce alınmış olan bilirkişi raporu doğrultusunda kabulü ile 40.000.00.TL’ nın dava tarihinden itibaren değişken oranlardaki reeskont faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı – karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin 09.04.2008 tarih ve 2007/679 Esas ve 2008/258 Karar sayılı ilk kararının “Davalı–karşı davacının eksik ifa nedeniyle açtığı tazminat davasının dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından işin esasına girilerek, taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnameler incelenerek davacı-karşı davalı yüklenicinin eksik ifada bulunup bulunmadığı tespit edilmesi” yönünde Dairemizin 20.05.2009 tarih ve 2008/14334 Esas 2009/6908 Karar sayılı İlamı ile davalı–karşı davacı yararına bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, ve görevsiz mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuyla yetinilmeden yeniden keşif kararı verilmiştir. TMK.’nun 6. maddesi ve HUMK.’nun hükümleri gereğince, öncelikle davalı–karşı davasının eksik ifa ile ilgili iddiasını kanıtlaması gerekir. Bu yönde mahkemece alınan keşif kararı ile ilgili olarak yapılacak masrafların tamamının davalı–karşı davacı tarafından karşılanması ve mahallinde yapılacak keşif sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı–karşı davalıya eksik ifa ile ilgili yapılacak keşif için gerekli masrafın yarısını yatırma külfeti yüklenmesi ve kesin süre içinde de masrafı karşılamadığı için davacı–karşı davalının aleyhine olarak görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak karşı davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2.Bozma nedenine göre, davacı–karşı davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı–karşı davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacı–karşı davalının diğer temyiz itirazlarını incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.