YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9677
KARAR NO : 2011/10546
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.06.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit … istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince açılmış geçit … kurulması istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, 5 sayılı parselin maliki davalı temyiz etmiştir.
Dava, 9, 10 ve 11 sayılı parsellerin malikleri tarafından açılmış; açılan davalar birleştirilerek hüküm kurulmuştur.
Geçit … verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunlu olup taşınmaz malikleri kimse onlar tarafından veya onların aleyhine açılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, incelenen tapu kayıt örneğinden 9 sayılı parselin malikinin dava dışı Nurcan Aksu olduğu görülmektedir. Buna rağmen eşi … tarafından geçit kurulması istemiyle dava açılmıştır. Malik olmayan kişinin aktif dava ehliyeti bulunmadığından …’nun davasının reddi gerekmektedir.
Diğer taraftan, davacıların geçit ihtiyaçlarının özellikle güneyde bulunan taşınmazlardan karşılanıp karşılanamayacağı paftası getirtilerek incelenip değerlendirilmemiştir. Yapılacak inceleme sonucu, 10 ve 11 sayılı parsellerin geçit ihtiyacını 5 sayılı parsel üzerinden karşılanmasında zorunluluk olduğu saptanırsa, 10 ve 11 sayılı parsellerin maliklerine iradi geçit kurulmak üzere mehil verilmeli, iradi geçit kurulduktan sonra 5 sayılı parsel yönünden hüküm kurulmalıdır.
Bunların dışında, davalı 5 sayılı parselin maliki bedel yönünden alınan bilirkişi asıl ve ek raporuna itiraz etmiş, raporlar arasında aykırılık bulunduğunu ileri sürmüştür. Bu hususun da gerekirse yeni bir bilirkişi tayini suretiyle incelenip irdelenmesi gerekir.
Değinilen bütün bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.