Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/9330 E. 2011/10570 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9330
KARAR NO : 2011/10570
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.11.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, davalılardan …, … ve …’ın 25.02.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile Mersin, … mevkii 2940 parselde 1/8 arsa paylı, 1. kat 4 no’lu bağımsız bölümdeki miras hak ve hisselerinin tamamını kendisine satmayı vaat ettiklerini ancak …’nin muvazaalı olarak payını diğer davalı …’e tapuda satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı payların iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davanın reddine ilişkin hüküm, Dairemizce “….satış vaadinin elbirliği ortakları arasında yapıldığı ifa olanağının bulunduğu, iştirakli paydaş …’nin payını diğer iştirakli paydaş …’e devrinin davacının şahsi hakkını bertaraf kastıyla yapıldığı, istemin kabulü yerine reddinin doğru olmadığı” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece satış vaadi borçlarının ve davalı …’in tüm paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, … … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz tarafların murisi … … adına kayıtlı iken 29.04.2008 tarihinde intikalen verasette iştirak halinde davacı ile davalılar … …, …, … ve dava dışı … …, ve … adına tescil edilmiş, aynı tarihte …, …, …, hisselerini tapudan …’ya satmışlardır. 27.11.2008 tarihli tapu kaydına göre taşınmaz elbirliği malikleri olan …, …, …, … ve … adına kayıtlıdır.
Mahkemece, davalılardan …, … ve …’nun paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ise de iptal edilen …’nun payı içinde … …’dan devralmış olduğu pay ile birlikte satış vaadine konu olmayan …, … … ve … …’dan tapuda satış suretiyle intikal eden paylar da mevcuttur. Bu nedenle … payının tamamının davacıya tescili doğru değildir. Mahkemece, sadece … tarafından davacı …’a satışı vaat edilen ancak daha sonra davalı …’e devredilen … payının … hissesinden iptali ile diğer satış vaadinde bulunanlar … ve …’ın payları ile birlikte (pay oranları da) belirlenerek ve elbirliği mülkiyetinin halen devam ettiği de gözetilerek davacı … adına tesciline karar verilmesi gerekirken …’in tüm payının iptaline karar verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.