YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1668
KARAR NO : 2011/2765
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.04.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 158 parsel numaralı taşınmazı yararına, davalılara ait 157, 159 ve 160 parsel numaralı taşınmazların uygun olanı üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılardan … davanın reddini savunmuş, diğer davalı yargılamaya katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Somut olayda, keşif sonucu fen bilirkişilerinin düzenlediği 13.08.2009 tarihli krokili raporda geçit seçenekleri gösterilmiştir. Anılan raporun eki krokide geçit ihtiyacındaki 158 parselin kuzey tarafında bulunan kara derenin kenarındaki ve fiilen yol olarak kullanılan kısma da bağlantı kurularak geçit seçeneği işaretlenmiş, bu seçenek değerlendirilerek, kara dere kenarındaki fiilen yol olarak kullanılan kısım ile davacı parseli arasındaki tescil harici kısmın, dava dışı kişinin işgalinde bulunsa da bu kişiye karşı elatmanın önlenmesi davası açılabileceği gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Kara dere kenarında kadastro haritasında bulunmayan fiili yolun bulunması davacı parselinin geçit ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Ayrıca TMK’nun 748/3 madde gereği kurulan geçit hakkı tapu kütüğüne kaydı gerektiğinden tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazdan geçit kurulamaz. Davacıya ait 158 sayılı parsel de mutlak geçit ihtiyacı içerisindedir.
Davacı taşınmazının genel yola bağlanabilmesi için, taraf yararları ve komşuluk hukuku ilkeleri ile fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi göz önüne alınarak belirlenen alternatifler arasından uygun olanından geçit hakkı tesisi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 07.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.