YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2456
KARAR NO : 2011/10308
KARAR TARİHİ : 28.06.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı site yönetimi, konutların ısıtılması için kullanılan doğalgaz bedelinin davalı tarafından fazla tahsil edildiğini, bu durumun 13.3.2008 günü EPDK tarafından tespit edildiğini, fazla tahsil edilen bu bedelin davalı şirket tarafından eksik olarak iade edilmeye çalışıldığını ileri sürerek 02.06.2005 ile 01.01.2006 tarihleri arasında toplam 24 fatura ile fazla tahsil edilen 6.500 TL’sının tahsil tarihleri itibarı ile Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 49. maddesinde belirtilen gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, EPDK’nın 13.03.2008 tarih 1537/1 sayılı kararı gereği abonelerden tahsil edilen bedelin şirket tarafından iadesine karar verildiğini, EPDK ile yapılan yazışmalarda bu bedellere ilanda belirtilen ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilerek iade edileceğini, ödemeden önce davanın açılmasının hakkı kötüye kullanma niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile 781,05 TL’nin dava tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, yargılama sırasında davalı tarafça iade edilen 11.670,84 m3 gazın 16.11.2009 tarihindeki bedeli üzerinden dava tarihinden 16.11.2009 tarihine kadar olan gecikme zammının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı site yönetimi, davalıdan satın alınan gaz bedellerine ilişkin olarak 02.06.2005 ile 01.01.2006 tarihleri arasında fazla tahsil edilen bedelin Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 49. ve 51. maddelerinde belirtilen gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsili istemli eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, belirtilen tarihler arasında davacıdan fazla tahsil edilen bedelin Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 51. maddesi nazara alınarak gaz bedellerinin fazla tahsil edildiğinin EPDK tarafından tespiti 13.3.2008 tarihinden itibaren aynı yönetmeliğin 49.maddesindeki gecikme zammı oranları uygulanmak suretiyle ortaya çıkan bedele hükmedilmiştir. Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 51.maddesi 2.fıkrasında “Fazla faturalandırma halinde ise, tahsil edilen fazla bedel, tespit edildiği tarihten itibaren en geç beş … günü içinde müşteriye, bu Yönetmeliğin 49 uncu maddesine göre belirlenecek gecikme zammı ile birlikte nakit olarak ödenir veya müşterinin kabul etmesi halinde bir sonraki faturasından mahsup edilir.” hükmü getirilmiştir. Madde hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere fazla bedel tahsil edildiğinin tespiti halinde bu bedel, tespit tarihinden itibaren en geç 5 … günü içinde ve aynı yönetmeliğin 49.maddesine göre belirlenecek gecikme zammı ile ödenecektir. Hal böyle olunca, gerek madde metnine ve gerekse Dairemizin uygulamasına göre davacıdan tahsil edilen fazla gaz bedellerinin tahsil tarihlerinden itibaren gecikme zammı uygulanmak suretiyle iadesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalı, davacıdan fazla tahsil edilen bedele ilişkin yargılama sırasında 11.670,84 m3 gazın davacının aboneliğine yüklendiğini bildirmiş, Mahkemece bu miktar gaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, Mahkemece davalı tarafından yapılan bu ödemenin dava tarihinden sonra olduğu nazara alınarak bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ile davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet vermiş olmakla bu miktar yönünden davalının yargılama giderleri ve vekâlet ücretiyle sorumlu tutulması gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının bütün temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.