YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/305
KARAR NO : 2011/1507
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.12.2006 gününde verilen dilekçe ile yolsuz tescilin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve Rahime Bozkır tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 9643 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakının sahte mimari proje ile tesis edildiğini ileri sürerek sahte belgeye dayalı kat irtifakının iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar … ve Rahime Bozkır temyiz etmişlerdir.
Dava, tescilin dayanağı belgenin sahteliği iddiası ile yolsuz tescilin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi, bir ayni hak tapuya yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ise bunun düzeltilmesini, ayni hakkı zedelenen kişi isteyebileceği gibi tapu memuru da re’sen hakime başvurarak isteyebilir. Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesinde de kütük üzerindeki belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilmesi için ilgililerin olurunun alınması, yazılı olur olmadığı takdirde düzeltmenin yapılması için Defterdarlık veya Malmüdürlüğünden dava açılmasının talep edilebileceği, Hazine avukatı bulunmayan yerlerde de tapu sicil müdürlüğü tarafından re’sen dava açılabileceği hükmü getirilmiştir.
Somut olayda da; dava konusu taşınmazdaki kat irtifakının sahte mimari projeye göre tesis edildiğinin saptanması üzerine hak sahiplerine tapu sicil müdürlüğü tarafından düzeltmeye olur vermeleri için tebligatlar çıkarılmış, ilgililerin olur vermemesi üzerine de Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından eldeki dava açılmıştır. Yukarıda açıklanan Tüzüğün 85. maddesi gereğince dava Defterdarlık veya Mal Müdürlüğü ya da Hazine avukatının bulunmadığı yerlerde Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından açılabilir. Bayındırlık ve İskan Bakanlığının doğrudan dava açma ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 10.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.