Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/3755 E. 2013/3979 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3755
KARAR NO : 2013/3979
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 6 parsel sayılı 5096,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile …, … ve … adına tespit edilmiştir. Tespitten önce Sulh Hukuk Mahkemesince davacı … tarafından … aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli parselin 3 pay kabul edilerek 1’er pay ile …, … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 119 ada 6 parsel her ne kadar …, … ve … adlarına tespit edilmişse de tespit tarihinden önce davacı … tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde … aleyhine çekişmeli taşınmazda davalının müdahalesinin önlenmesi talebiyle dava açılmış ve bu dava Kadastro Mahkemesine aktarılmış olduğuna göre, hukuken tutanağın malik hanesi açık sayılmaktadır. Bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca mahkemece gerçek hak sahibinin re’sen belirlenmesi gerekir. Ne var ki, mahkemece taşınmaz başında keşif yapılmaksızın, temyiz incelemesi sırasında dosyada bulunmayan Alucra Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/33 Esas ve 2012/53 Karar sayılı dosyasına atıfta bulunularak davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiğine karar verilmesi isabetsizdir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle taraflar arasında görülen ve Kadastro Mahkemesi’ne aktarılan Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın kapsamı belirlenmeli, yine taraflar arasında görülen ve hükme bağlanan Alucra Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/33 Esas ve 2012/53 Karar sayılı dosyası mahkemesinden,
çekişmeli taşınmaza komşu olan parsellerin kadastro tutanakları ile dayanak belgeleri getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, tarafların tanık listelerinde yer almayan üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, zilyetliğin sürdürülüş şekli ve zamanı hususlarında olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu

./…
2013/3755-3979 SH.2

parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılarak denetlenmeli, Asliye Ceza Mahkemesi ilamının dava konusu yere ait olup olmadığı belirlenip, taşınmaza ait olması halinde bu dosyadaki deliller de göz önüne alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye olanak veren ayrıntılı şekilde rapor alınmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık olarak dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı ve bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca gerçek hak sahibinin re’sen belirlenmesi gerektiği de göz önüne alınmak suretiyle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
18.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.