Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/4084 E. 2010/6036 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4084
KARAR NO : 2010/6036
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibinin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleri ile açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle icra takip tarihinden itibaren faizin %27 oranını geçmemek kaydıyla ve değişen oranlar da dikkate alınarak avans faizi olarak uygulanacağının ve davacı yüklenici tarafından çizilip Belediyeye tasdik ettirilen projelerin davalı iş sahibine teslim edileceğinin tabiî bulunmasına göre davalı iş sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Likit bir alacağın bulunmadığı, bilirkişi raporu ile alacak miktarının belirlendiği durumlarda davalı icra takibine itirazında haksız sayılamaz.
Somut olayda bilirkişi raporu ile davacının alacak miktarı belirlendiğine ve likit bir alacak bulunmadığına göre, davacının şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu istemin de kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı iş sahibinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrası 2 numaralı bendinin karardan tamamen çıkartılmasına, yerine “Şartları oluşmadığından davacı yüklenicinin icra inkâr tazminatı, davalı iş sahibinin kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı iş sahibi …’a verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.