YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4672
KARAR NO : 2012/1521
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 136 ada 19 parsel sayılı 481,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın mera olduğu nedeniyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazın … mirasçıları adına ve payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir
Mahkemece çekişmeli taşınmaz dava dışı 3. şahıs … … adına kayıtlı 33 ada 16 parsel sayılı 28.04.1929 tarihli tapu kaydının kapsamında kaldığı, Hazinenin iddia ettiği şekilde mera yada Hazine parseli olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.İhtilaf çekişmeli taşınmazın dava dışı 3. şahıs … … adına kayıtlı 33 ada 16 parsel sayılı 28.04.1929 tarihli tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı hususu ile çekişmeli taşınmaza zilyet olduğu anlaşılan … ve babası … ile tespit malikleri arasında akdi ya da irsi ilişkiye dayanılarak davalı tarafa intikal edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece çekişmeli taşınmaza ait olduğu kabul edilen dava dışı 3. şahıs … … adına kayıtlı 33 ada 16 parsel sayılı 28.04.1929 tarihli tapu kaydı keşifte uygulanmayarak tapunun kapsamı ve yüzölçümü duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmemiş, çekişmeli taşınmaza zilyet olduğu anlaşılan … ve babası … ile tespit malikleri arasında akdi ya da irsi ilişki bulunup bulunmadığı araştırılmamış, dosyada mevcut belirtmelikte sözü edilen 33 ada 16 parsel sayılı Nisan 1929 tarihli tapu kaydının tesisine esas belgeler getirtilmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; çekişmeli taşınmaza zilyet olduğu anlaşılan … ve babası … ile tespit malikleri arasında akdi ya da irsi ilişki bulunup bulunmadığı araştırılmalı, dosyada mevcut belirtmelikte sözü edilen 33 ada 16 parsel sayılı Nisan 1929 tarihli tapu kaydının tesisine esas belgeler getirtilip, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşifte 33 ada 16 parsel sayılı 28.04.1929 tarihli tapu kaydının sınırları tek tek okunarak yerel bilirkişilere sorulmalı, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, dayanak kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı ve özellikle çekişmeli taşınmazın, taşınmaza zilyet olduğu anlaşılan … ve babası … ile tespit malikleri arasında akdi yada irsi ilişkiye dayanılarak davalı tarafa intikal edip etmediği hususu maddi olaylara dayalı olarak sorularak ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, tespite aykırı sonuca varılması durumunda tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenmelidir. Keşfe katılacak uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye ve dayanak kaydın kapsamını belirlemeye elverişli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Kabule göre de; davalı lehine zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığı belirlendiğine göre Hazine’nin davasının kabulü ile, Hazine lehine tescil kararı verilmemiş olması doğru değildir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.