YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4471
KARAR NO : 2010/6071
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu iptâli tescili, sözleşme dışı fazla yapılan bağımsız bölümlerin inşaat sözleşmesindeki paylaşım oranında davacı aidiyetinin tespiti ve gecikme tazminatının tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş ve verilen karar davacılar … ve … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, … tarafından 04.09.1989 tarihli ve 45925 yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmıştır. Davacı … tarafından adına tescilli (1) numaralı parseldeki B Bloktaki 3. katında bulunan (7) numaralı daire ile (2) numaralı parselde bulunan C Bloktaki 2. kat (11) numaralı daireler, 1/2 oranında … ve …’ya 07.02.2007 tarihinde satılmıştır. 09.06.2009 tarihli oturumda da HUMK’nın 186. maddesi hükmü uyarınca, seçimlik hakkını kullanabilmesi için davalıya süre verilmiş ve davalı vekili de 20.07.2009 tarihli dilekçesiyle davanın temlik alanlara karşı mevcut talepler itibariyle devam ettirilmesini istemiştir. HUMK’nın 186. maddesi hükmü, yargılama sırasında, dava konusunun temliki halinde iki tarafa seçimlik hak tanımış; ya temlik eden tarafa olan davadan sarfınazar ederek dava konusunu temellük eden kimseye karşı yöneltmek veya davasını dava konusunu başkasına temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına çevirmek seçeneklerinden birini kullanabilmesini kabul etmiştir. Dava dosyası kapsamındaki tapu kayıtları, bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde ise; sadece az yukarıda belirtilen (7) ve (11) numaralı bağımsız bölümlerin davacı tarafından … ve …’ya temlik olunduğu; davacı ile davalı arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin devrine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı gibi, sözü edilen dairelerin kayden temlikinden başka alacağın temliki sözleşmesi de bulunmamaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 126/IV. maddesi gereğince, yüklenicinin bile bile veya ağır kusuru ile sözleşmeyi hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi, özellikle ayıplı malzeme kullanması veya ayıplı iş meydana getirmesi yüzünden açılacak davalar ayrık olmak üzere; eser sözleşmesinden ve eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan bütün davalarda (5) yıllık zamanaşımı uygulanır. Borçlar Kanunu’nun 106. maddesi hükmü gereğince, borçlunun temerrüdü halinde alacaklı her zaman onun ifasını talep edebilir ve gecikme nedeniyle maddi tazminat davası da açabilir. Dava dosyası kapsamındaki bilirkişi kurulu raporlarından da açıkça anlaşıldığı üzere, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu inşaatlar tamamlanmamıştır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yürürlükte tutulmaktadır ve yüklenici davalı da yüklendiği edimini ifa etmemiştir. Buna göre, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan sözedilemez. Mahkemece, uyuşmazlığın esası incelenerek varılacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken; yazılı gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılar … ve …’ya geri verilmesine, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.