YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2225
KARAR NO : 2010/9859
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı T.. M.., …-… hattında 175+440 kilometrede bulunan hemzemin geçitte bekçilik hizmetlerinden sorumlu olan davalının bu sorumluluğunu yerine getirmemesi üzerine, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kendisinin bu hizmeti yerine getirdiğini ileri sürerek 43089,86 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince davalı Belediyenin sorumluluğunda olan hemzemin geçitte bekçilik hizmetlerini kendisinin verdiğini belirterek, yaptığı masrafların tahsili talepli bu davayı açmıştır. Davalı Belediye ise dava konusu hemzemin geçidin kendi yetki alanlarında kalmadığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur. Mahkeme davalı Belediyeden gelen cevaba dayanarak, hemzemin geçidin davalı Belediyenin sorumluluk alanı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
5393 Sayılı Belediye Kanununun, belediyelerin görev ve sorumluluklarını belirten 14. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde ” İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi alt yapı hizmetlerini yapar veya yaptırır.” hükmü ile, yine aynı kanunun belediyenin yetki ve imtiyazlarını düzenleyen 15. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde, “Kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek” hükmü getirilmiştir. Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un “Karayolu Trafik güvenliği” başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında, karayolunun yapım ve bakımı ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü oldukları, aynı yasanın “Belediye trafik birimleri, görev ve yetkileri” başlıklı 10. maddesinin “b” fıkrasının 1. bendinde ise, yapım ve bakımdan sorumlu oldukları yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak
durumda bulundurmanın belediye trafik birimlerine ait olduğu belirtilmiştir.
Yine T.C.D.Demiryolları Ana Statüsünün Ek. 2. maddesinde, demiryolunun, karayolu, köy yolu ve benzeri yollar ile yaptığı kesişmelerde demir yolunun anayol sayılacağı, bu kesişmelerde yapılan yeni yolun bağlı olduğu kurum ve kuruluşun alt ve üst geçit yapmak ve diğer emniyet tedbirlerini almakla yükümlü olduğu kuralı bulunmaktadır. Yine 3.1.1996 tarihli resmi gazetede yayınlanan “Hemzemin Geçitlerin Korunması, bakım ve geçit bekçilerinin görevlerine dair yönetmeliğin 24. maddesindede, diğer kamu kurum veya kuruluşlarının, kendi sorumluluklarındaki yollarda teşekkül eden hemzemin geçitlerde kazaların önlenmesi amacı ile bekçili bariyer konulmasının usulü düzenlenmiş olup, anılan maddenin son fıkrasında; hemzemin geçitlerde, bağlı olduğu kamu kurum ve kuruluş personelinin geçit bekçisi olarak görevlendirilebilmesi için T.C.D.D ile bu kurum ve kuruluşlar arasında protokol imzalanması ve protokolün ilgili kuruluşun karar organınca, somut olayımızda Belediye Encümeni ve noter tarafından da onaylanmasının gerektiği kuralı getirilmiştir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, belediye sınırları içerisindeki yolların yapım ve bakımında görevli olan belediyelerin, bu yolların trafik düzeni ve güvenliğinide sağlamakla yükümlü oldukları, bu yükümlülükler içinde yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolların demiryolu ile kesiştiği yerlerde alt ve üst geçit yapma, hemzemin geçidi bekçili bariyerli hale getirme, otomatik koruma tesisini kurma ve diğer emniyet tedbirlerini de almanın bulunduğu sonucu çıkmaktadır.
Şu halde Mahkemece mahallinde keşif yapılarak dava konusu hemzemin geçidin davalı Belediyenin yetki sınırları içinde kalıp kalmadığı saptanmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.