YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6268
KARAR NO : 2012/24581
KARAR TARİHİ : 25.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı … … İnşaat A.Ş.’ nin … otoban inşaatında çalışmakta iken 1.5.2005 tarihinde geçirdiği … kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğradığını belirterek maddi ve manevi zararının giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, olayın … kazası olduğu idari merci ve mahkeme kararı ile tespit edilmediği takdirde davacının … kazası sonucu yaralanarak zarar gördüğünü kanıtlamamış olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı …’ nın … deki işyerinde davalı şirketin işçisi olarak çalışmakta iken 1.5.2005 günü beton dökümü esnasında yer pompası beton basarken pompanın dolgu ucunun çıkması sonucu yüzüne beton gelmesi sonucu yaralandığı bildirilen olayın davalı işveren yönünden “… kazası” olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık olayın, Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden 506 sayılı Yasa’nın 11. maddesine göre “… kazası” sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 86.maddesinde SGK’nun 2.ve 3.maddelere göre sigortalı bulunmayanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca onanacak genel şartlarla(… kazalarıyla meslek hastalıkları), (hastalık) ,(analık), (malullük,yaşlılık ve ölüm) sigortalarından birine,birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için,işverenlerle sözleşmeler yapabileceği bildirilmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasında yapılmış … ve İşçi Bulma Kurumu tarafından onaylı hizmet sözleşmesinde, davacının davalı şirketin …’deki işyerinde çalıştırılması kararlaştırılmış ve sosyal güvenliğinin uzun vadeli sigorta kollarında topluluk sigortası ile sağlanması öngörülmüş, kısa vadeli sigorta kolları (… kazası ve meslek hastalıkları dahil) topluluk sigortası kapsamı dışında bırakılmıştır. Dosya içeriğinden de, yurt dışında çalışmakta iken kazaya maruz kalan işçinin … kazası ve meslek hastalıklarına karşı topluluk sigortası yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Kamu hukuku alanına giren sosyal güvenlik hukukunun hizmet akdiyle çalışanlar yönünden başlıca kaynağını oluşturan 506 sayılı Yasa Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren bir sosyal güvenlik sözleşmesi veya topluluk sigortası bulunmadığı takdirde kural olarak Türk Milli sınırları içerisinde ve Türkiye’de tescilli işyerleri ve işverenler ile yasa kapsamındaki işçiler için uygulanabilir. Başka bir anlatımla, 506 sayılı Yasa’nın uygulama alanı devletin hükümranlık sahası ile sınırlı olup, ülke sınırları dışında uygulanamaz.
506 sayılı Yasa’nın ülke dışında meydana gelen sigorta olaylarında uygulanabilmesi Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren sosyal güvenlik sözleşmesi veya kısa vadeli sigorta kollarını da kapsayan topluluk sigortaları bulunması halinde mümkün olabilir. Somut olayda, davacının davalı işverenin yurtdışında …’de bulunan işyerinde çalışmakta iken zararlandırıcı olaya maruz kaldığına ve … ile Türkiye arasında Sosyal Sigortalar Kurumu’nu yükümlülükler altına sokan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmadığına ve topluluk sigortası … kazasını kapsamadığına göre olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden … kazası sayılması mümkün değildir.
Öteyandan; yurtdışında çalışanlar geçici işçi olarak gönderilmedikleri takdirde topluluk sigortasına tabi olarak çalışırlar, SGK bakımından … kazası hükümleri uygulanmasa dahi işveren yönünden … kazası sorumluluğu devam eder. Mahkemece buna göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeden dava konusu olayın … kazası olduğu idari merci ve mahkeme kararı ile tespit edilmediği takdirde davacının … kazası sonucu yaralanarak zarar gördüğünü kanıtlamamış olduğundan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.