YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10225
KARAR NO : 2022/4462
KARAR TARİHİ : 12.05.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu Tespitene İtiraz
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 2099 ada 17 parsel sayılı, 281,61 m2 yüzölçümlü taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde kendi adına kullanıcı şerhi verilmesi isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce ve öncesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince istikrar bulan uygulama ile 3402 sayılı Kadastro Kanun’un ek. 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu ya da güncelleme çalışmasının kesinleşmesi ve akabinde taşınmazın maliki olan Hazine tarafından 6292 sayılı Yasa uyarınca kullanıcısı ya da kullanıcısının muvafakati ile diğer kişilere satılması ve kişiler adına tapu kaydı oluşması halinde bu taşınmazlar hakkında kullanıcı şerhine yönelik olarak açılmış ya da açılacak davaların dinlenemeyeceği kabul edilmiştir.
Eldeki dosya kapsamına göre; davanın konusunu oluşturan … İlçesi … kadastro çalışma alanında bulunan 2099 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespitinin beyanlar hanesinde 6831 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek 09.08.2010 tarihinde Hazine adına tespitinin yapıldığı, bu tespitin kesinleşerek tapu kaydının oluştuğu, 16.01.2014 tarihinde 6292 sayılı Yasa gereğince satışı yapıldığı belirtilerek malik olarak … Belediyesi adına tapu kaydının oluştuğu, beyanlar hanesine de … kullanımında olduğuna ilişkin şerh yazıldığı, davacı … tarafından kullanıcı şerhine yönelik olarak 15.10.2015 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taşınmazın her ne kadar 6292 sayılı Yasa uyarınca davalı … Belediyesine satışı nedeniyle Belediye adına tapu kaydı oluşmuş ise de bu devrin 6292 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca devredildiği, anılan maddenin 2. bendinde, “…hak sahipleri ve mevcut hakları da belirtilmek suretiyle…” devrin yapılacağının düzenlendiği, 7. bendinde ise “Devralan idareler devraldıkları taşınmazları; hak sahiplerinin talebi üzerine fiili durumuna uygun olarak ifraz edilmek suretiyle müstakil parsel veya paylı olarak, üzerinde çok katlı bina bulunan taşınmazlarda ise kat mülkiyeti tesisi suretiyle, bunun mümkün olmaması hâlinde paylı olarak hak sahipleri ile bunların kanuni veya bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış olan akdî haleflerine tabi oldukları mevzuatına göre bu Kanunda belirtilen satış ve ödeme koşullarını da dikkate alarak rayiç bedel üzerinden doğrudan satabileceği gibi; hak sahipleri taşınmazı doğrudan satın almış olsaydı Hazineye ödeyeceği bedeli devralan idarelere ödemeyi kabul etmesi hâlinde, taşınmaz kendisine ait kabul edilerek hakları karşılanmak kaydıyla devir alan idarelerin kendi projelerinde ve mevzuatlarına göre değerlendirebileceği, üzerinde yapı ve eklentileri bulunan proje alanında kalan taşınmazların üzerindeki yapılar için; o yıla ait Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapı birim fiyatlarından eksik imalat bedeli ve yıpranma payı düşüldükten sonra kalan bedelin ödeneceği ya da bu bedelin, devralan idareler tarafından gerçekleştirilen projeler kapsamında hak sahiplerine verilecek taşınmazların bedelinden mahsup edileceği, bu durumda hak sahipleri, bu hakların dışında taşınmazların doğrudan satış hakkından yararlanamayacakları” hükmünün getirildiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan temyiz ya da karar düzeltme incelemesi için Dairemizde benzer ihtilafları içeren dosyaların bulunduğu, 2021/5943 Esas sayılı dosya üzerinden Dairemizce; … Belediyesine yapılan bu satışların mahiyeti (malik Hazine tarafından proje kapsamında devredilip devredilmediği) hakkında bilgi ve kayıtların getirtilmesi hususu Mahkemesinden yazı ile istenildiği, bunun üzerine; … Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından verilen 01.12.2021 tarihli cevabi yazıda; dava konusu yer de dahil olmak üzere Belediye sınırları kapsamında olan ve isimleri belirtilen mahallelerde bulunan 2-B niteliğindeki taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığının olurları ile proje alanında kalan ve uygun görülenlerin Emlak Vergi Değerleri üzerinden Belediyeye devirlerinin yapıldığını, daha sonra devredilen taşınmazların 6292 sayılı kanunun 8. Maddesi kapsamında hak sahiplerine satışı 10.01.2014 tarihli ve 2014/9 sayılı … Belediyesi Encümen Kararıyla uygun görüldüğü bildirilmiştir.
Hal böyle olunca; taşınmazın, 6292 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca Hazineye ait satış yetkisini de içeren şekilde … Belediyesine devredildiğinin kabulü gerektiği ve nitekim Belediye Encümen kararıyla bu taşınmazların kullanıcılarına satışına karar verildiğine göre, Hazine tarafından yapılan bu mülkiyet devrin gerçek kişilere yapılan satış işlemi gibi düşünülemeyeceği, eldeki davada, taşınmazın mülkiyeti hususunda bir ihtilaf bulunmayıp dava kullanıcı şerhine yönelik bulunduğunun kabulü gerekir. Buna göre, Mahkemece işin esasına girilmesi, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delillerinin toplanarak değerlendirilmesi, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği halde, taşınmazın Hazine mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın reddedilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 26.04.2018 tarihli ve 2018/625 Esas, 2018/859 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.