YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5730
KARAR NO : 2012/24370
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 09/06/2003-31/01/2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacının, davalı işverene ait işyerinde 9.6.2003-31.1.2008 arası kesintisiz çalıştığı ancak eksik bildirim olduğundan bahisle eksik sürelerin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 9.6.2003-31.1.2008 arası kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 14.8.1988 doğumlu olup tespiti istediği tarih itibariyle 18 yaşından küçük olduğu, davacının bildiriminin 25.12.2006 tarihinde yapıldığı, 31.1.2007 tarihine kadar sadece 36 gün hizmet bildiriminin bulunduğu, davalı işyerinin 15.6.2001 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, dosyada dinlenen tanık …’nun davacının ilk işe girdiği sene 2-3 ay kadar işe ara verdiğini bildirdiği, yine tanık …’ın da davacının işe girdikten sonra bir süre işten ayrıldığını ve sonra yeniden başladığını bildirdiği, diğer taraf ve bordro tanıklarının da çalışmayı doğruladıkları anlaşılmaktadır.
Çalıştırılanlar, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 3. maddesinde belirtilen istisnalardan olmamak kaydıyla, 2. maddede öngörülen koşulların varlığı halinde kendiliğinden sigortalı sayılırlar. Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağına ilişkin norm, sigortalının kayıt altına alınabilmesi ile sonuç doğurur. Bildirimsiz geçen çalışmaların tespitine ilişkin dava koşulları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesinde tanımlanmıştır. Bunlar; 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılma, yönetmelikte tespit edilen belgelerinin Kuruma verilmemiş ya da çalışmaların Kurumca saptanamamış olması ile anılan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması şeklinde sıralanabilir.Sigortalı, bildirimsiz kalan çalışmalarının tespitini hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içerisinde isteyebilir. Hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür.
İşverenin, sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanunun 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde, işverence Kuruma verilecek belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu vd. şeklinde sıralanmıştır. Bu belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
Kesintili çalışmanın varlığı halinde ise, kesintinin öncesi ve sonrasında oluşacak her çalışma devresi için dava koşullarının varlığı yukarıda belirtilen olgular dikkate alınarak belirlenecektir.
Somut olaya bakıldığında; davalı işveren tarafından sigortalının çalışmalarının 25.12.2006 tarihinden itibaren Kuruma bildirilerek, kayda geçtiği; sigorta belgelerinden görülmektedir. Kuruma bildirilmeyen, iddia konusu 9.6.2003-31.1.2008 tarihleri arasında kalan devrede aralıksız çalışma olgusunun anlaşılması halinde, 25.12.2006 tarihli işe giriş bildirgesi hak düşürücü süreyi keseceğinden, hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği, ancak tanıklardan bir kısmının davacının çalışmasının kesintili olduğu yönündeki beyanları dikkate alındığında kesintisiz blok çalışmadan söz edilemeyeceği, kesintili çalışmalarda hak düşürücü sürenin başlangıcının her kesinti için ayrı ayrı hesaplanmasının gerektiği ve işe giriş bildirgesinin kapsadığı sürenin belirlenmesi açısından kesintinin hangi sürelerde olduğunun ve ne kadar süre ile devam ettiğinin tespiti gerektiğinin göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kabule göre de davacının 14.8.1988 doğumlu olduğu ve tespit istediği tarihte 18 yaşından küçük olduğu, 1.4.1981 tarihli yasa ile değişik 506 sayılı yasanın 60-g maddesi hükmünün sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olarak kabul edilmesi gerekirken davacının talebinin kabulü hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yöne ilişkin istemi kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne iadesine 24/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.