Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11721 E. 2013/11535 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11721
KARAR NO : 2013/11535
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ….. Köyü çalışma alanında bulunan 219 ada 22 parsel sayılı 11960,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına göre tarla vasfıyla … adına tespit ve tescil edilmiş, 219 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ise dosyadaki güncel tapu kaydına göre malik hanesi davalı şerhi verilerek boş bırakılmıştır. Davacı Hazine, toprak tevzi sonucu oluşan tapu kaydına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kısa kararda “davanın kısmen kabul kısmen reddine, …. Köyü 219 ada 22 parselde kayıtlı davalı … üzerine olan kaydın iptaline, Hazine adına terk ve tesciline, … Köyü 219 ada 21 parselde kayıtlı taşınmaz için açılan davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine”, gerekçeli kararda ise “davanın reddine” karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 20.06.2013 tarihli kısa kararında “davanın kısmen kabul kısmen reddine, Ağrı İli ….. İlçesi … Köyü 219 ada 22 parselde kayıtlı davalı … üzerine olan kaydın iptaline Hazine adına terk ve tesciline, Ağrı İli ….. İlçesi … Köyü 219 ada 21 parselde kayıtlı taşınmaz için açılan davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine” karar verilmiş, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise; davanın reddine karar verilmiştir. Hal böyle olunca kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. HMK’nın 298/2 maddesi gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunlu olup, bu düzenlemeye aykırı şekilde farklı ve çelişkili karar kurulması mahkemelere olan güveni zedeleyeceğinden bozma nedenidir. O halde, mahkemece önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Bu hususun göz ardı edilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.