Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/12998 E. 2013/12995 K. 19.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12998
KARAR NO : 2013/12995
KARAR TARİHİ : 19.12.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol niteliğinde tespit harici bırakılan taşınmaz bölümlerinin maliki bulunduğu 129 ada 8 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde olduğu iddiasına dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. “Hazinenin davaya dahil edilmesi ve gerekli ilanların yapılması” gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve 12.11.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 506,16 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği temsilcileri tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı … temsilcisi dava konusu yolun mezarlık içerisinde kaldığını, mezarlık duvarı örülürken duvarın mezarlığa doğru içeri çekildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan keşifte beyanları alınan yerel bilirkişi ve tanıklar 10 yıl önce mezarlık duvarı örülürken yolun olmadığını belirtmişler, ancak çekişme konusu bölümün mezarlık içerisinde mi yoksa davacı adına kayıtlı bulunan 8 parsel sayılı taşınmaz içerisinde mi kaldığı hususunda yeterli açıklama yapmadıkları gibi, mezarlık duvarının mezarlığın tam sınırına mı yoksa mezarlığın içine mi yapıldığı hususunda da bir beyanda bulunmamışlardır. Davacı tarafın tutunduğu ve 129 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tespit dayanağı olan 1936 tarih ve 26 tahrir numaralı vergi kaydının doğusu mezarlık okumakta, yüzölçümü ise 2.000,00 metrekaredir. Davacı adına tespit ve tescil edilen 8 parsel sayılı taşınmaz 3.773,27 metrekare yüzölçümündedir. Mahkemece vergi kaydının uygulandığı ve davacı adına tespit ve tescil edilen 8 parsel sayılı taşınmaza komşu parsellerin tutanak ve dayanak kayıtları tesisinden itibaren getirtilerek kayıt uygulaması denetlenmemiş; vergi kayıtlarında yazılı sınırlar tek tek okunup saptanmadan ve bu konuda yeterli araştırma yapılmadan kayıtların taşınmazlara uydukları kabul edilmiş; kayıt uygulamasını ve kapsamını gösterir krokili rapor alınmamış, vergi kaydının miktar fazlasının mezarlığa doğru genişlemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle 129 ada 8 parsel sayılı taşınmaza komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile bu komşu taşınmazlara uygulanan kayıtlar tesisinden itibaren getirtilerek dosya ikmal edilmeli; bundan sonra, taşınmazlar başında elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazları iyi bilen kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişisi eli ile dayanılan vergi kayıtlarının hudutları tek tek okunarak zemine uygulanmalı; hudutlar zeminde ayrı ayrı göstertilmeli; kayıtların kapsamı duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli; uygulamada komşu parseller ve dayanak kayıtlarından da faydalanılmalı; fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı ve kayıtların kapsamını gösterir denetime elverişli harita ve rapor alınmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişme konusu bölümün yol olarak kullanılmaya başlanmadan önce davacının kullanımında mı yoksa mezarlık içinde mi kaldığı, mezarlık duvarı yapılırken 8 parsel sayılı taşınmazın tam sınırına mı yoksa mezarlığın içine mi yapıldığı, 129 ada 8 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydının yüzölçümünün 2.000,00 metrekare olduğu göz önüne alınarak miktar fazlasının mezarlığa doğru genişlemeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı maddi olaylara dayalı olarak sorulup çekişme konusu bölümün öncesi tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın talep halinde temyiz eden Köy Tüzel Kişiliğine iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.