YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10675
KARAR NO : 2013/11467
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin makine operatörü olarak çalıştığını,davacının bazı hak ve alacaklarının ödenmediğini, bankadan ücretini çeken davacından aylık 60,00 TL’sini iade etmesinin istendiğini aksi halde çalışamayacağının belirtildiğini, müvekkilinden şimdiye kadar bu şekilde ücretinin bir miktarının geri alındığını, Ocak ayı maaşından işverenin 60,00 TL istediğini müvekkilinin kabul etmemesi üzerine işten çıkarıldığını belirterek kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı ve ulusal bayram genel tatil alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili,davacının 16.08.2008 tarihinde müvekkili işyerinde çalışmaya başladığını, davacının maaşının bir kısmını iade ettiği iddiasının doğru olmadığını, maaş ödemelerinin banka hesabına yatırıldığını, imza karşılığında ödendiğini, davacının izinsiz olarak 11-12-13-15.02.2010 tarihlerinde devamsızlık yaptığını, davacıya devamsızlığına ilişkin ihtarname gönderildiğini, davacının mazeret bildirmediğini, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, yıllık izin ücreti olarak 243,55 TL ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan 11.12.13.15/02/2010 tarihli devamsızlık tutanaklarının, işveren…., konfeksiyon şefi …. tarafından imzalandığını, tutanak düzenleyicilerinin tanık olarak gösterilmediğini ve dinlenmediğini, davalı işverenin bu konuda başkaca bir delil de sunmadığını, davacının iş sözleşmesinin 11/02/2010 tarihinde davalı işveren tarafından feshedildiğini ileri sürdüğünü, davalı işverenin dayandığı fesih nedeni olan devamsızlığın usulen kanıtlamadığını, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının işyerindeki çalışma süresine göre 14 işgünü izne hak kazandığını, kanıt yükü kendisinde olan davalı işverenin davacının hak kazandığı yıllık ücretli iznini kullandırdığını usulen kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık bozma içeriğine göre, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı sebebe dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Kanun’un 59. maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen kanuni bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Somut uyuşmazlıkta,davacı çalıştığı süre için yıllık izin alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı taraf davacının hak kazandığı yıllık izin ücretinin hesabına yatırıldığını savunmuştur. Dosyada davacının hesabına yıllık izin ücretine mahsuben yapıldığı belirtilen ödemeye ilişkin dekont bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece ödemeye ilişkin bu dekont değerlendirilmeden karar verilmisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.