Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5534 E. 2012/24392 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5534
KARAR NO : 2012/24392
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVALILAR :1- Sosyal Güvenlik Kurumu Vek. Av. …

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/04/2005-01/04/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.4.2005-1.4.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 1.4.2005-1.4.2008 Tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin … şubesinin 1.3.2006 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davalı işyeri olan … irtibat bürosunun kapsama alınmadığı, 2010 yılında ise kapandığı için işyeri tespitinin vergi dairesi tarafından yapılamadığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem … şubesinin bordrolarının getirtildiği, davacının davalı işyerinden SGK’da bildiriminin yapılmadığı, dosyada dinlenen tanıkların bir kısımın … şubesinde çalışan işçiler olduğu bu nedenle davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, bir kısım tanıkların ise çalışmayı doğruladığı ancak davalı işyerine ait dönem bordoları dosya arasında olmadığı için tanıkların bordro tanıkları olup olmadıklarının belirlenemediği, davacıya ücret ödenmesine ilişkin evrakların dosya arasına alınmadığı anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun
kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dinlenen bordro tanıklarının davalı işyerinin … şubesine ait tanıklar olduğu, farklı işyerlerinde çalışmaları nedeniyle davacıyı tanımadıkları, diğer dinlenen tanıkların ise niteliklerinin davalı … irtibat bürosuna ait bordroların getirtilmemesi nedeniyle belirlenemediği, işyeri dönem bordrolarının celbi gerektiği ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak …, davalı işyeri olan … İrtibat Bürosunun sicil numarasının tespiti ile kurumdan işyeri dosyasının celbi ile kurumdan ve işyerinden ihtilaflı döneme ait tüm bordroların getirtilmesi ve kayıtlı bordro tanıkları arasından adları resen belirlenen tanıkların beyanlarına başvurulması bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz bulunması halinde davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırma genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurması, tanıklardan birinin ücretlerini bankadan aldıkları beyanı karşısında davacıya yapılan ücret ödemelerine dair evraklarında dosya arasına alınmasını sağlayarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.