Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3281 E. 2010/3752 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3281
KARAR NO : 2010/3752
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı yüklenici şirket tapu iptâli tescil ve cezaî şart alacağının tahsili istemlerinde bulunmuş, mahkemece tapu iptâli ve tescil isteminin birlikte ifa suretiyle kabulüne, cezaî şart isteminin ise reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı arsa sahiplerinin diğer temyiz istemlerine gelince; taraflar arasındaki 05.01.2004 tarihli sözleşmenin tapu verme sürelerini düzenleyen kısmının 7. maddesinde inşaatın tamamı bittiğinde kalan dükkan tapusunun yükleniciye verilmesi öngörülmüştür. Yapılan yargılama sırasında keşfen alınan bilirkişi incelemesiyle de sabit olduğu üzere inşaatta dava tarihi itibariyle 8.000,00 TL’lik eksik ve ayıplı iş olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davalı arsa sahiplerinin dava tarihi itibariyle anılan sözleşme hükmüne dayalı olarak dava konusu dükkanın tapusunun ferağını vermemekte haklı olduklarının kabulü gerekir.
Mahkemece verilen birlikte ifa şeklinde tapu iptâl ve tescil kararı yerinde ise de dava açılmasına davalıların sebep olduğundan sözedilemeyeceğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Belirtilen bu nedenle kararın bozulması gerekirse de düşülen hatanın giderilmesi yeriden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının üçüncü sayfasında yer alan hüküm fıkrasının üçüncü ve dördüncü paragraflarının hükümden tümüyle çıkartılarak yerlerine “Davalılar dava açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilen bu yeni şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 29.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.